keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Yapı
Çok katlı mı, az katlı mı?
      Sonuç bölümüne gelmeden önce, “yeni ve güvenli şehirler”gündeme geldiğinde akla gelen ilk soruya yanıt aramanın sırası geldi.
      K1- Dünya standardına göre ideal yerleşim yoğunluğunun; 100 DÖNÜME 150 İLE, 10 DÖNÜME 150 KİŞİ ARALIĞINDA olduğunu.
     BİLİYOR MUYUZ ?
     
     K2- Bu oranın; en büyük eşikte, ortalama olarak ;
     BİR KİŞİYE 666 m2,
     3 KİŞİLİK BİR AİLEYE 2 DÖNÜM,
     5 KİŞİLİK AİLE İÇİN 3.3 DÖNÜM alan demek olduğunu
     BİLİYOR MUYUZ ?
     
     K3- Bu üst eşikte; arazinin yaklaşık yarısının; yollar, meydanlar ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlar olduğunu varsaysak bile, 5 KİŞİLİK BİR AİLE İÇİN 1650 M2 lik bir arsanın ayrılabileceğini
     BİLİYOR MUYUZ ?
     
     K4- Batı standardı bahçeli yerleşimde alt eşik olan 10 dönüme 150 kişi de ise; aynı aileye 160 m2 lik bağımsız bir arsa verilebilmekte. Bu da; 50+70=120 m2 iki katlı bir ev ve 110 m2 bahçe olanağı sunmaktadır. Bu bahçenin, doğrudan kişilerin kullanımına sunulmuş “aktif yeşil” alan olduğunu ve böylece toplu olarak ayrılması gereken “pasif yeşil” den tasarruf edilebileceğini düşünürsek, iki kat sınırını geçmeksizin, 5 KİŞİLİK AİLE BAŞINA 200 M2 yi aşan bağımsız yeşil alan sağlanabileceğini
     BİLİYOR MUYUZ ?
     
     K5- Türkiye’nin toplam alanının 800.000 km2 olduğunu, Devletin elinde ; tarımsal, dağlık bataklık ve elverişsiz alanlar dışında 400.000 km2arazi olduğunu
     BİLİYOR MUYUZ ?
     
     K6- Bu hesaba göre ; Ülkenin YÜZDE 5’i olan 40.000 km2 nin yani 40 milyon dönümün konuta tahsis edilmesi halinde, 60 MİLYON NÜFUSUN “üst eşikte”, BİNDE 5’i olan 4000 km2 nin yani 4 milyon dönümün tahsisi halinde ise “ alt eşikte” fakat yine de bağımsız yeşil alana sahip olarak BİR VEYA İKİ KATLI EVLERDE OTURABİLECEĞİNİ
     BİLİYOR MUYUZ ?
     
     K7- Türkiye’yi boydan boya geçen, yani 1.500 km boyunda bir çizgi düşünün. Arada on misli fark olmasına rağmen hayallerimizi zorlayıp üst sınırı örnek olarak alsak bile, bu çizginin en çok 27 km genişliğinde olacağını, tüm nüfusun BAHÇELİ EV DÜZENİNDE çizginin içine sığabileceğini
     BİLİYOR MUYUZ ?
     
     K8- Bu genişliğin, normal bir karayolları haritasında sadece 14 mm KALINLIĞINDA BİR ŞERİT KADAR olduğunu, nüfusunun artacağı varsayımı ile 100 milyonluk bir Türkiye’nin bu haritada en fazla 2,5 cm yer tutacağını da
     BİLİYOR MUYUZ ?
     
     K9- 19.yüzyılın sonlarında “Amerikan rüyası” olarak belirlenen üst eşikteki yaşantı, özel bir grup ilişkisi ve ekonomik paylaşım söz konusu değilse, örneğin klasik bir köy kurgusu ve tarımsal üretim söz konusu değilse, sosyal ilişkileri ve hizmet dağılımını zorlamaya başlamaktadır. Özellikle Ülkemiz gibi 50 yıldır “şehir yoğunluğu bağımlısı” olan halkın psikolojik tercihlerini de zorlayacaktır. Yeni olanakların yeni özlemler doğuracağını varsayarak fakat yine de gerçekçi bir yaklaşımla 10 DÖNÜMDE 50 KİŞİYİ, hesabımıza ve hayallerimize baz olarak alsak bile bize 12.000 km2 nin yeteceği bellidir. Bu alanın, TÜRKİYE’NİN YÜZDE BİR BUÇUĞU olduğunu
     BİLİYOR MUYUZ ?
     
     K10- “Çok katlı yapmalıyız, çünkü yer yok !” diyenlerin ;
     BU HESABI BİLMEYENLER olduğunu, sadece MEVCUT RANTLARIN KORUNMASINA VE YÜKSELMESİNE hizmet ettiklerini
     DÜŞÜNMÜYOR MUYUZ ?
     
     K11- Çok katlı olmak uğruna kalabalıklaşan şehir merkezlerinde YARIM SAAT tıkanan trafikte bekleyen bir aracın, açık bir yolda aynı süre içinde ve aynı benzinle sizi 50 km UZAKLIĞA götürebileceğini
     BİLİYOR MUYUZ ?
     
     K12-TOPLU TAŞIMAYA ÖNEM VEREREK ulaşım sorununu çözdüğümüzde, 60 milyon nüfusun ; BAHÇELİ, MÜSTAKİL VE EN ÇOK İKİ KATLI EVLERDE yaşayabilmesinin mümkün olacağını
     GÖREMİYOR MUYUZ ?
     
     K13- 200 YILLIK APARTMAN KÜLTÜRÜNE SAHİP FRANSA’DA 1963 YILINDA yapılan bir halk oylamasında halkın % 68’inin tek katlı evde oturmak istediğinin anlaşıldığını ve o tarihten beri iskan politikasının EN ÇOK İKİ KATLI KONUTLAR yönünde değiştirildiğini
     BİLİYOR MUYUZ ?
     
     K14- Devlet Planlama Teşkilatı tarafından 1992 yılında Marmara Üniversitesine yaptırılan ankette 60.000 DENEKile yapılan görüşme sonucunda Türk halkının % 96 SININ TEK VEYA İKİ KATLI EVDEoturmak istediğinin anlaşıldığını
     BİLİYOR MUYUZ ?
     
     K15-Tüm yönlendirme sorularının DPT tarafından titizlikle ayıklandığı bu ANKETİN KESİN SONUÇLARINA RAĞMEN iskan politikamızda az katlı konutlara doğru hiç bir değişimin görülmemesini
     DÜŞÜNDÜRÜCÜ BULMUYOR MUYUZ ?
     
     BİLİYOR MUYUZ ?
     
     GÖRÜYOR MUYUZ ?
     
     DÜŞÜNÜYOR MUYUZ ?
     
     
     SONUÇ :
     
     S1- Ahşabın kendi AĞIRLIĞI AZ olduğundan, temele ulaşan yükler de azdır. Temel daima ekonomiktir.. Çürük zeminlerde hatırlanmalıdır .
     
     S2- Tahta, FARKLI İKLİM KOŞULLARINA dayanır. İşlem görmüş tahtalar TEMELLERDE dahi kullanılabilir. Özel boyalarla YANGIN DİRENCİ arttırılabilir. “Emprenye” edilerek, yani kimyasal sıvılarla işleme sokularak ÇÜRÜME VE BÖCEK TAHRİBATI tamamen önlenebilir.
     
     S3- Montaj ; İNSAN GÜCÜ İLE yapılabilir ve HAVA KOŞULLARINDAN ETKİLENMEZ.. Aşırı sıcak ve soğuk, yağmur ve kar; ahşap hariç tüm yapı uygulamalarını engeller.
     
     S4- MONTAJDAN HEMEN SONRA TAM YÜKLEME YAPILABİLİR Böylece sağlamlığı denetlenebilir..İş bittiğinde yükünü almış yapı ayakta ise hep ayakta kalacaktır. Sonradan ortaya çıkan; kaynak hatası, eksik demir konulması ,kalıbın erken alınması gibi hayati sonuçları olan benzer yüzlerce İMALAT KUSURUNU TAŞIMA RİSKİ SIFIRA YAKINDIR.
     S5- Yapı söküldüğünde, çok az zayiatla YENİDEN KURULABİLİR. Onarım ve PLAN DEĞİŞİKLİĞİ çok kolaydır.. Bireysel müdahale olanağı verir.
     
     S6- Ahşap kendi ÇEVRESİ İLE KİMYASAL DENGEDEDİR !.. Etkilenmez ve etkilemez.
     
     S7- AHŞAP ENERJİ DOSTUDUR. İmal edilirken ve inşa edilirken diğer yapı malzemelerine göre çok daha az enerji kullanılır. Ahşap evi ısıtmak için de çok daha az enerji harcanır.
     
     S8- Betonun karışım suyundan ; sonraki sulamasına, çakılın büyüklüğünden; kalitesine, demirin kalınlığından; işleniş biçimine kadar yüzlerce faktörün bulunduğunu ve bu yüzden eldeki olanaklarla denetiminin olanaksız olduğunu ARTIK KABUL EDELİM..
     
     S9- Çöken; çimento sanayiinin pompaladığı SİSTEMDİR. Daha çok benzin satılması için desteklenen otomotiv sektörünün, ve ardından, deniz ve demir yolu aleyhine geliştirilmek zorunda kalan oto yolların da katkısı ile Türkiye’nin başına betondan bir çorap örüldü.. ÇÖKEN VE 40 BİN KİŞİNİN ÖLÜMÜNE SEBEP OLAN BU SİSTEMDİR.
     
     S10- Biz hala betonarme yapıların daha sağlam nasıl yapılacağını tartışıyoruz. Gelin bu kısır döngüden vazgeçelim. Ve AHŞABI TEKRAR SAYGIN YERİNE KAVUŞTURALIM . Amerika’nın, Kanada’nın, Avustralya’nın, İngiltere’nin, Fransa’nın Almanya’nın Finlandiya’nın ve aklı başında tüm ülkelerin yaptığı gibi ..
     
     S11- Amaç ahşap fanatikliği yapmak değildir. Ahşap ; Dünya örneklerinde görüldüğü gibi, çelik, beton,taş ve kerpiçle mükemmel bir uyum içinde kullanılabilir. Gerektiği yerde ve gerektiği biçimde.. VAZ GEÇMEMİZ GEREKEN BETON FANATİKLİĞİDİR !..
     
     S12- Şehirler ortalama 20 yılda rant ve fonksiyon farklılaşması ile kabuk değiştirir. Biz bu günden itibaren akıllıca davranmaya başlarsak ve Tanrı bize bu kadar yıl avans verirse, TÜM DEPREM RİSKİNDEN her gün biraz daha ve 20 yıl içinde TAMAMEN KURTULURUZ..
     
     S13- Toplumda bu bilincin yerleşmesi amacı ile çalışmaya başladığımızda, Üniversitelerin ; GEREKLİ DERSLERİ , Belediyelerin; GEREKLİ YÖNETMELİK MADDELERİNİ koyduğunu ve bu işi bilenlerin çoğaldığını göreceğiz.. İnanın hiç de zor değil. İnsan hayatını kurtarmak için mutlaka değecektir.
     
     S14- Gelin aklın yolunda birleşelim !. AHŞABI YENİDEN TANIMAYA VE TARTIŞMAYA BAŞLAYALIM !..
     
     VE
     ULUSAL AHŞAP BİRLİĞİ
     
     A1- Ahşabın dünyada ve ülkemizin kültür geçmişindeki örneklerini belgelemek, ekonomik önemini, giderek “ahşabın hayatımızdaki yerini” belirlemek gerekmektedir. Bu konuda detaylı ve güvenilir bilgilere ulaşabilmek ve hayata geçirebilmek için “ULUSAL AHŞAP BİRLİĞİ”kurulmuş ve hizmet vermeye başlamıştır.
     
     A2- Bu “Birlik”, Ülkemizde ahşabın yok sayılmasını engelleyecek, Batılıların özel bir sempatiden değil, mantıklı nedenlerden ötürü ahşabı çok yoğun kullandıklarını, “bilimsel kimliği” ile topluma anlatacak ve üyelerinin imalatı ile de örnekleyecektir..
     
     A3- Ahşap, fiziksel özelliklerini tarih sürecinde kanıtlamış bir yapı malzemesidir. Günümüz teknolojisinin ürettiği koruyucu maddeler ve yöntemlerle daha da üstün özellikler kazanmıştır. Bu birlik, eski bilgilerimizin tazelenmesi ve çağdaş teknoloji ile birleştirilmesini sağlayacaktır
     
     A4- Her türlü ticari işletmeden, spor ve konser salonlarına, okullardan itfaiye binalarına kadar bir çok işlevin ahşap yapı çözümü üretilmiştir ve üretilecektir. “ULUSAL AHŞAP BİRLİĞİ”, bu konulardaki tüm teknik sorunların; çözüm, araştırma ve denetleme merkezi olma görevini üstlenecektir..
     
     A5- Biliyoruz ki hiçbir ticari ya da mesleki amaç, insan hayatından daha değerli olamaz. Fakat, ahşabın yeniden keşfi, depremdeki can kayıplarını önlemekle kalmayacak, beraberinde; doğal dengelerin korunması, yeni estetik değerlerin ve sağlıklı yaşam koşullarının kazanılması gibi önemli yararlar sağlayacaktır.
     
     A6- Birlik çalışmasından yeni haberi olanlara buradan bir çağrı yapmak istiyoruz. ; gönlünüzdeki sevgiyi, dağarcığınızdaki bilgiyi ve edindiğiniz deneyimi bu güce katabilirsiniz.
     
     ULUSAL AHŞAP BİRLİĞİ
     
     TEL : 0 212- 244 15 10
     
     FAKS : 0 212- 292 38 67
     e-mail : ahsap@ahsap.com
     
Kaynak: evkultur.com
Y.Mimar Çelik Erengezgin
Google
Google



Reklam vermek için...