keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Yapı > Pencere
Panjur, evine geri dön
"...yeni mevsime hazırlık, ömrün teğel yerleri...bir zamanlar okumuş olduğunuz kitapları özlersiniz, sıcak odaları, beyaz, temiz yastıkları, ahşap panjurları..."
      Murathan Mungan'ın 'Yaz bitti' şiirinde bahsettiği eski ahşap panjurlar yeni betonların arasında kaybolup gittiler. Panjurlar yerlerini bir dokunuşla kapanıp açılan 'akıllı' panjurlara bıraktı. Geriye de birkaç sokakta, birkaç eski evdeki ahşap panjurlar kaldı. Kalanlar da eskimiş yüzleriyle, sanki geleceğe küsmüş gibi dururlar. Onları artık ne kapatan, ne açan vardır. Panjurları oldum olası hüzünlü bulmuşumdur. Yaz evlerinin kışın kapalı panjurları, mevsim bitişlerini çağrıştırır. Kapalı panjurlu evler, içindeki karanlığı yansıtır dışarı. Bir evin yalnızlığını en iyi kapalı panjurları anlatır. Hangimiz Avrupa'nın dağ evlerine sıcak havasını veren kırmızı panjurlarına bakıp kıskanmıyoruz? Hangimiz evlenmekten bahsedince, Türk filmi sesiyle 'pembe panjurlu bir evimiz olacak' esprisini hatırlamıyoruz? Oysa panjurlar, sadece eski Türk film repliklerinin değil, geleneksel Türk evlerinin de önemli bir parçası. Safranbolu evlerinin kendine has mimari stilini belirleyen biraz da koyu kahve panjurları değil mi?
     
     Panjurlar aksesuarları, işlevleri ve görselliğe katkılarıyla bir evin havasını tamamen değiştirebilirler. Açık dursunlar diye takılan küçük heykelciklerden, ahşap panellerin değişik şekilli versiyonlarına kadar, panjurların dekoratif unsurlarıda oldukça fazla. 'Pencere açık, panjur kapalı' olunca sıcak yaz gecelerinde serinlemek te kolaylaşıyor. Panjurların tarihi, pencerelerde cam kullanılmadığı dönemlerde başlıyor. Kışın yağmurdan ve soğuktan, yazın güneşten ve çoğu zaman da sesten ve hırsızlıktan koruma amacıyla doğmuş. Pekçok kaynağa göre, bir çok dekoratif mimari unsurda olduğu gibi, panjurlar ilk olarak eski Yunan evlerinde kullanılmış. Bol güneşli Akdeniz ve Ege ikliminde, evlerde hava dolaşımını, korunmayı ve ışık girişini sağlamak amacıyla tasarlanmış. İlk panjurlar mermer panellerden yapılmış. Daha sonra, daha kolay üretilebilir olması dolasıyısıyla ahşap kullanımı artmış. Ahşap kullanımıyla birlikte panelleri hareket ettirilebilir panjur üretilmiş, böylece hava ve ışık girişinin de kontrolü sağlanmaya başlanmış. İç panjurların yaygınlaşması da, ev dekorasyonuna çok önem verilen 18. yüzyıl başlarına denk geliyormuş ki, kimilerine göre perde kumaşları çok pahalı olduğundan panjurlar daha popülermiş. Son dönemlerde sadece dekoratif amaçla kullanılıyor gibi gözükseler de, camdan daha dayanıklı olduklarından, özellikle rüzgarlı ve fırtınalı yerlerde, panjurlar hala ilk işlevlerini görüyorlar.
     
     Panjurların ilginç efsaneleri de var. 17. yüzyılda Fransız Kralı Louis XIV'nin sarayına bahçesindeki havuzlarda yüzen kadınları gizli gözlemek amacıyla panjurlar yaptırdığı söylenirmiş. Harem dairelerine bakan kafesler gibi, 'gözetleyenin' görülmediği panjurlar, daha pekçok 'gözetleme' hikayesine de konu olmuş.
     
     Geleneksel Türk evlerinde de panjurların yeri çok önemli. Evlerde esas yaşama alanı en üst kat olduğundan, mimari dekorasyonlar da en çok bu katta yapılır. Zemin kat genellikle daha kapalı ve küçük pencereli, üst katlar ise geniş ve dekoratif pencereli olur. Alt kat pencereleri demir korkuluklarla kapatılırken, üst kat pencereleri ahşap panjurlarla süslenir. Han Tümertekin'in Ağa Han Mimarlık Ödülü kazanan B2 evi de büyük panjurlarıyla eski yerel mimariye gönderme yapıyor. Günümüzün yeni yapılarında çok yaygın olmasa da, panjurlar bir evin dış cephesinin en dekoratif unsuru. Günlük dilde artık hayallere karşılık olarak kullanılan panjurlar, dekorasyonda da tekrar kullanılmayı bekliyor. Hayalinizdeki pembe ya da herhangi renkli panjurlar için beyaz atlı prensinizi beklemeyin...
     
Kaynak: Milliyet - 31.07.2005
Tebernüş Kireçci
Google
Google



Reklam vermek için...