keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Yapı > Boya
Marshall işe renk katacak
      Boya sektörü teknolojiye yoğunlaşırken, Marshall renge odaklanıyor dışarıdan bakanlara göre, boya oldukça renkli bir iş. Renklerin dünyasından kendinize iş yaratıyorsunuz. Üstelik ekonomik tarafından bakıldığında konut sektörünün patlama yaptığı bu dönemde inşaata etki eden tüm sektörler gibi boya da en renkli günlerini yaşıyor.
     Ancak rekabetin hızla arttığı bu dönemde boyacılar açısından işin ne kadar renkli olduğu tartışılır. Firmaların teknolojilerini ve Ar-Ge çalışmalarını birbirleriyle yarıştırdıkları bir dönemde herkes silinebilir, yağmurda kendinin tem izleyebilen teknolojilere yönelirken, Marshall ise farklı bir yöne gidiyor.
     
     Diğer şirketler işin teknik kısmına yoğunlaşırken bu konudaki çalışmalarını tamamladığını düşünen Marshall, işin renk bilimi kısmına odaklanarak Türkiye'nin hiç tanımadığı yeni renkleri Türk pazarına getirmeye hazırlanıyor.
     
Sıradışı renkler geliyor
      Renk zaten tüm boya firmalarının en önemli ilgi alanı. Ancak son yıllarda firmalar işin daha çok teknik kısımlarının ön plana çıktığı ürünlere yöneliyor. Bunu da klasik renk seçeneklerini sunarak yapıyor. işte Marshall Türkiye'nin, pazarlama alanında bir adım öne geçmek istediği nokta da burada başlıyor. Marshall, 2007'nin martında, adı "sır gibi saklanan" yeni ürünüyle, Türkiye'de şimdiye kadar kullanılmayan renkleri piyasaya sürecek. Erel, "Sektörde çok klasik renkler var. Şampanya, fildişi, beyaz gibi.
     
     Bu renkler her üründe bulunuyor. Bizim yeni ürünümüzün en önemli özelliği ise klasik renkleri içinde barındırmayacak olması" diyor. Marshall bu ürünüyle hayal gücünü zorlayan herkese yönelmeyi hedefliyor. Bunu da renk kataloglarının alışılagelmişin dışına çıkarak yapacak. Renk, boya firmaları açısından aslında önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. ABD Şikago'daki Loyola Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada, renklerin marka algısında yüzde 80 oranında bir etkiye sahip olduğu kanıtlandı. Sadece marka algısında değil. Araştırmaya göre renkler, insanların okuyuculuk oranlarını yüzde 40, öğrenme yeteneklerini yüzde 55 ile 78, algılama yeteneklerini ise yüzde 73 oranında artırıyor. Erel, "Biz, insanlara 'mood' yani bir ruh hali Renkler ve Anlamları Her rengin bir anlamı var
     
Parlak kırmızı : İyimser, dinamik, enerjik, heyecanlı, seksi
Okyanus mavi: Barış, sükunet, sakinlik, temizlik, yumuşaklık, kolay kavrama
Fusya: Sıcak, seksi, eğlenceli, enerjik, kadınsı.
Parlak sarı: Sen, eğlenceli, iyimserlik, mutluluk, gençlik, umut, hayalperestlik
Lavanta: Çekicilik, nostaljik, lezzet, tatlı, moda, çiçeksi
Portakal: Tutku, eğlence, mutluluk, enerjik, denge, frapan, parlak ve çarpıcı

      Marshall W2007 politikası renkler üzerine kuruldu & satıyoruz. Evinize girdiğinizde odanın rengi sizi ya mutlu ya da mutsuz eder" diye konuşuyor. Renklere bu kadar odaklanan Marshall, renk konusunda daha iyi hizmet verebilmek için internet üzerinden "Coloriser 2" adını verdiği bir çalışmayı da 2007 de başlatacak. Bu çalışma ile cep telefonu ya da fotoğraf makinesi ile odasının fotoğrafını çekenler birebir uygulama ile hangi rengin odaya yakıştığına karar verebilecek. Bu şekilde üründe memnuniyetsizlikler de ortadan kaldırılmış olacak Renk konusunda yapılacak bir başka çalışma ise mobilya ve perde mağazalarında renk uzmanlarının hizmet vermesi olacak.
     
Nano mu, renk mi?
      Peki, ama herkes nanoteknoloji gibi farklı teknolojilerle nazarda hir adım nnp geçmeye çalışırken Marshall'ın rengi ön plana çıkararak pazardan pay kapma stratejisi ne kadar başarılı olacak? Örneğin DYO gibi rakipler nano teknolojiye yönelerek yağmurda kendi kendini temizleyen ürünler piyasaya sürüyor. Yine aynı şekilde iç cephe boyalarının 1-2 yıl daha fazla kullanılabilmesini hedefleyen "silinebilir boya" da son yıllarda pazarın yeniliklerinden, Marshall'ın teknolojiden çok renk bilimini öne çıkaran bu yaklaşımı işin daha çok görsel kısmı ile ilgilenen kesimi hedefliyor. Bu amaçla yapılan tek şey yeni renklerin piyasaya sürülmesi de olmayacak. Marshall, kendi bünyesinde renk bilimciler de yetiştirecek. Bunun yanında Kocaeli Üniversitesi'nde iki yıllık "renk bilimi" yüksekokulu çalışmaları da tamamlandı. Ancak renk île ilgili bunlar yapılırken teknoloji çalışmaları da bir kenara itilmiyor.
     
     Dünyanın en büyük boya üreticilerinden Akzo Nobel'in bir şirketi olan Marshall'ın renk çalışmaları ortak yürütülüyor. Akzo Nobel, Ar-Ge'nin daha çok "araştırma" tarafı ile ilgilenirken, Marshall "geliştirme" kısmıyla ilgileniyor. Şirket, teknik çalışmaları geçtiğimiz yıllarda tamamladığını düşünüyor. Bu çalışmalardan biri de 2007'de piyasaya çıkarılacak olan "silinebilir" boya. Ancak Marshall Ar-Ge Bölümü Başkam ismail Yiğinsu, geliştirme bölümünde yapılan çalışmaların sahada eğitimli kişiler tarafından yapümamasmdan şikayetçi. Yiğinsu, bir anısını şöyle anlatıyor: "Bir keresinde kokusuz bir ürün geliştirdik. Deneme için isimsiz olarak boyacılara verdik. Ürün kokusuz olduğu için boyacılardan 'Kokuyu almadıkça yaptığımız işten bir şey anlamıyoruz tepkisini aldık.
     
     Böylece ürünü piyasaya süremedik" diyor. Şirket AB uyum yasaları çerçevesinde kokusuz maddelerin kullanımı teşvik edileceğini düşünerek önümüzdeki yıllarda ürünü piyasaya sürmeyi planlıyor." Türkiye'de nano teknoloji ile piyasaya sürülen ürünler konusunda ise Erel'in ilginç görüşleri var. Erel, yağmurun boyayı temizlemesi ya da boyanın silinebilir özelliğine sahip olmasının Türkiye'de nanoteknoloji olarak yansıtıldığını aslında böyle olmadığım söylüyor. Erel, "Nanoteknoloji, eğer bir odada cep telefonunun çekmesinin istemiyorsanız ürünün en küçük atom zerreciklerine müdahale ederek bunu engelleyebilmesi ya da boya sayesinde odadaki ısıdan yüzde 50 tasarruf yapma gibi teknolojileri içerir" diyor.
     
PiNOTEKSi Türkiye’ye getirecek
      Marhall'ın bunun dışında farklı çalışmaları da olacak. 2007'de yapılacak en Önemli yatırımlardan bir tanesi sektörde "Pinoteks" olarak bilinen ve bîr jenerik markası haline gelen ahşap koruyucu markasının satın alınması oldu. Gelecek yıl Türkiye'ye yeniden gelecek olan Pinoteks ile Marshall sosyal sorumluluk projelerine de imza atacak. Ahşabın iyi korunmasının daha az ağaç kesilmesi anlamına geleceği düşüncesinden hareketle "Yedi Fidan Projesi" Çekül Vakfı ile ortaklaşa hayata geçirilecek. Proje her insanın doğumundan ölümüne kadar yaptığı tüketimlerle ortalama yedi ağaç yok ettiğinden yola çıkılarak yapılıyor.
     
     Marshall, bu projeyi Tavşancıl'daki 19 dönümlük arazisinde gerçekleştirecek. Sosyal sorumluluk projelerine önem veren marka geçen iki yılda hızlı bir büyüme yakaladı. 2005'te 100 milyon dolar ciro yaptı. Yılda 90-100 bin ton boya üreten markanı hedefi 2009 yılında bu rakamı ikiye katlamak. Erel, bu hedefte konut sektöründeki gelişmeler kadar köylerin kentleşmesi projeleri ve kadınların dekoratif bilinçlerinin artmasının da etkili olduğunu söylüyor. Erel, "Gaziantep'ten ev hanımları arayarak bir dergide gördükleri Marshall rengini evine uygulamak istediklerini söylüyorlar" diyor. Boya pazarının yüzde 75'ini Marshall dışında Betek, DYO ve Polisan olmak üzere dört büyük marka paylaşıyor. Pazarın geri kalanı ise 500 küçük markanın elinde.
     
     Dolayısıyla konut sektöründe 750 bin konut açığının olması tüm inşaatçılar kadar boya şirketlerinin de iştahını kabartıyor. Bunun yanında taşınmalar, ev değiştirmeler ve yılda evlenen 500 bin yeni çift de boya sektörünün umut bağladığı alanların başında geliyor. Boya sektöründe bu kadar hareketlilik söz konusuyken pazann renklerle mi yoksa teknolojiyle mi paylaşılabileceğini zaman gösterecek.
     
Kaynak: Businessweek Türkiye
Google
Google





Reklam vermek için...