keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Yapı > Boya
Boyaların binalarımız için önemi
      Türkiye’deki uygulama örneklerinden, boyaların binalarımız için ne derece önem taşıdığını, ne boya kullanıcılarının, ne de vatandaş, müteahhit ve mimarların yeterince bildiğini görüyoruz. Boya, ülkemizde sadece yüzeylerin ayıp, kir ve kusurunu kapatan, renkli bir malzeme olarak görülüyor. Yani boyanın sadece dekoratif yanı ve rengi ile ilgileniliyor. Bu yaklaşımın sonucu olarakta, boyanın en önemli özelliği olan “koruyuculuk” niteliğini taşımayan, yüzlerce marka altında pek çok ürün satılarak; üretim yeterliliği ve bilgi birikimi olmayan onlarca üretici sektörde boy gösteriyor.
     Nihai tüketiciler ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren kişiler, boya seçimi yaparken “fiyat” ve “renk” dışında, ürünün diğer faydalı özelliklerini ve kullanım beklentilere cevap verip veremeyeceğini göz önünde bulundurmuyorlar. Hatta bu önemli konuya, kıyafet alışverişlerine ayırdıkları zamanı bile ayırmıyor; kullanacakları boyalar hakkında önceden bilgi toplamıyorlar. Ancak boyama işlemi sonrasında da yüksek beklentiler içine giriyorlar. Bu, ciddi bir çelişki.
     
     Müteahhit, mimar ve mühendislerin boya haricinde, binaların yapımında kullanılacak her türlü malzeme için ön araştırma yaptığını; ne zaman, nerede, nasıl, niçin ve hangi malzemeyi alacaklarını iyi bildiklerini ve planladıklarını düşünüyorum. Ne yazık ki aynı titizliği boya alımında göstermeyip, bu konudaki kararı tamamen boyacılara bırakıyorlar. O da yetmiyormuş gibi bina tamamladıktan sonra bütçenin daralması sorunu ile yüz yüze kalıp; binaları uygun olmayan zamanlarda ve alelacele boyayıveriyorlar. Sonrasında ise tamiri mümkün olmayan problemlerle karşılaşıyorlar. Tüm bu problemler, müteahhitleri, ustaları ve mülk sahiplerini zor durumda bırakıyor; mülkü satın alan vatandaş, boya üreticisi firmayı sorunun sebebi olarak görüyor ve durum çözümsüz bir hal kazanıyor.
     
Peki bu problemlerden nasıl kurtulabiliriz?
      Öncelikle boyanın binalardaki fonksiyonunu ve binaların korunmasına sağladığı önemli katkıyı bilmek; bu bilinç doğrultusunda, boyanın da binalarda bir maliyet unsuru olduğunu düşünerek, doğru bütçe ayırmak gerekir. Boyanın bir kaplama malzemesi (coating) olduğunun farkında olmalıyız. Her kaplama malzemesinde olduğu gibi boya yapmakta da amaç, kaplanan çimentonun ve demirin dış etkenlere karşı korunmasıdır.
     Ayrıca önemsenmesi gereken ikinci husus, bu korumayı dekoratif bir görünüm sağlayarak gerçekleştirmektir. Koruma işlemini renksiz veya siyah-beyaz bir malzemeyle yaptığınızı düşünün! Belki koruma etkisinden aynı ölçüde yararlanabileceğiniz doğrudur; ancak ortaya tek düze ve sevimsiz bir görüntü çıkacağı da öyle! İşte tüm bu problemleri aşmak için bilim adamları ve boya üreticileri, renkleri geliştirip, boyaların koruma özelliklerini de artırarak; ürünlerine dekoratiflik kazandırdılar. Ancak ne yazık ki Türk tüketicisi, “korumanın” büyük önem arz ettiği dış cephelerde boyanın rengini daha fazla önemserken; dekoratif renk seçeneklerinin ön planda olması gereken iç cephe boyalarında ise “silinebilirlik” gibi koruyuculuğu kapsayan özelliklere daha fazla ağırlık vererek, farklı bir çelişki yaşamaktadır…
     
     Gelişmiş ülkelerde ise dış cephe boyaları, ülkenin iklim şartlarına göre seçiliyor ve insanlar, boyadan ne derece koruyuculuk bekleyeceklerini biliyor. İç cephe boyalarını tamamen estetik beğenilerine göre belirliyor; boyama işini tercih ettikleri renklere göre yapıyorlar. Hatta bununla da yetinmiyor, evlerini kendileri boyayarak hem hobi edinmiş, hem de yaşamlarına dinamizm katmış oluyorlar. Bu yüzden yabancı ülkelerde, kişi başına düşen boya tüketim miktarı ciddi boyutlara ulaşıyor.
     
Boyanız her mevsime uysun!
      Bizim ülkemizde de, “koruyucu özellikleri yüksek dış cephe boyaları”nın kullanıldığı yeni binalarda olduğu gibi, yıpranarak yeniden boyanmayı hak etmiş binalar için gerekli bütçe ayrılmalı; beklentiler doğru tariflenmeli ve “doğru boya”, “doğru işçilikle”, “doğru fiyata” yaptırılmalı. Boyaların, her mevsim ve yüzeye uygun olanları tercih edilip; yüzeyler için en doğru kaplama malzemeleri belirlenmeli. Boya alırken tek kriter fiyatı olmamalı! Tabi ki günümüzde boyayı ekonomik fiyatlara almak bir avantaj; ancak sadece iyi ve doğru ürünü ucuza alabilmek kaydıyla! Aksi taktirde bir boyayı sadece rengi yüzünden ucuza alıyorsanız, avantajdan çok dezavantaj elde edersiniz.
     
     Seçtiğiniz boyalar arasında yüksek fiyat farkları varsa, bir yerde yanlışlık yapıyorsunuz demektir. Zira benzer ürünlerin, fiyatları da benzer olmalıdır. Boya sektöründe yaşanan başka bir önemli yanlışta, bir markayı değerlendirirken çok iyi ya da çok kötü olarak nitelendirmektir. Hepimiz biliriz ki Mercedes en iyi otomobilleri üretir; ancak en iyi kamyonu üretemez! Ya da markalara bir spor takımını tutar gibi yaklaşmak yanlıştır. Çünkü her takımın iyi oyuncuları kadar, kötüleri de vardır. Farklı marka ve ürünler arasında karşılaştırmalar yapmak, kullanıcıya daha fazla fayda sağlayacaktır.
     
     Yeni ürün ve markaları araştırmanın ve test etmenin avantajı daha yüksektir. Tüketicilerin bilinçli araştırmacı yaklaşımları, sektörün hızlı gelişim ve kalite artışına daima katkıda bulunur. Tabi farklı markaların doğru ürünlerini doğru yerlerde kullanmak şartıyla! Boyaların yüzlerce bileşenden oluşan inşaat sürecinde “son kullanılan malzeme” olması nedeni ile tüm hataları ve kusurları kapatmasını bekleyemeyiz. Tüm dünyada yasak olan kireci sıvaya katıp, yüzeyde sorun oluşmamasına imkan yok.Yıkanmamış deniz kumu ile sıva yapıp, bir de olumlu sonuç beklemek büyük hatadır.
     
     İskele kirası ödememek için sıvası bile daha kurumadan hemen ardından boya yapıp; üstüne iyi bir sonuç beklenmemeli. Soğuk ve yağışlı iklimde, hatta kar havası hakimken (yüzeyin havadan daha soğuk olacağı unutulmamalı!) boya uygulanıp; boyanın dökülmeyen, düzgün bir yüzey (film) oluşturacağı umulmamalı. Boyayı gerektiği kadar inceltip tüketerek; kendi önerilen astarıyla kullanmanın daha doğru olduğu unutmamalı! Kaliteli bir takım elbisenin içine ucuz ve uyumsuz gömlek giymek ne kadar uygunsuzsa; boyayı kendi astar sistemi ile kullanmamak da o kadar yanlıştır. En ucuz ürün çeşidi ile yüksek performansa ulaşılacağına inanmak doğru değildir. Aslında boya üzerine tüketiciyi bilgilendirmek için sayfalar dolusu yazı yazmak mümkün ancak çok fazla kafa karıştırmamak ve okuyucuları sıkmamak için en önemli yapılacak adımları tekrar toparlarsak;
  • Boya için mutlaka doğru ve yeterli bütçeyi ayırmalıyız. Bu bütçeyi doğru kullanmak için beklenti ve isteklerimizi netleştirerek ortaya koymalıyız.
  • Boya bayileri veya firmalara beklentilerimizi bildirerek, en az birkaçından tavsiyeler almalıyız. z birkaç noktadan.
  • Boya kutuların üzerinde belirtilen bilgileri dikkate almalıyız.
  • Doğru zamanda, doğru uygulamayı yapmalıyız. Problemleri gidermek için harcayacağımız zamanın, ön hazırlık için harcayacağımız zaman ve emekten daha fazla olacağını unutmamalıyız.
  • Tüketici olarak hakkımızı aramalı, ancak hak aramanın haksızken güçlü ve haklı olma mücadelesi olasılığını da aklımızdan çıkarmamalıyız.
  • Boyanın da diğer tüketim malzemelerinden biri olduğunu düşünerek, yanlış kullanım veya amaca uygun olmayan ürün tercihleri sonucunda yaşayacağımız mağduriyetin, hiç bir firma tarafından üstlenilmeyeceğinin bilincine varmalıyız.

    Kaynak: icmimarlarodasi.com
  • Google
    Google





    Reklam vermek için...