keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Trend
Lükselen trendler
      Altın buzdolapları, neon ışıklar, örtülü paha... Maison&Objet'de yarının teması olarak belirelenen "Lüks", trend araştırmacıları Nelly Rodi Agency, François Bernard ve Elizabeth Leriche tarafından farklı boyutlarıyla sergilendi.
     
      Günümüzde lüks tüketim malzemesi, sahibinden süper lüks daire, lüks seyahat gibi birçok tanıma kulağımız alışık. Hatta neyin ne kadar lüks olduğunun ipini kaçırmış bile olabiliriz. Düşünün, banknotlar, gold kredi kartları, özel kasalar, butik mağazalarda randevulu sunumlar, birdenbire karşımıza çıkan banner'lar. Tüm bu küme ve daha niceleri alışveriş sanatında gittikçe uzmanlaşmamıza ve daha iyisine doğru koşmamıza neden oluyor. Gardroplar dolup taşıyor, kredi kartı ekstrelerinde limitsizlik üzerine ümitsizlik kazanıyoruz. Tüm bunların asıl sebebi, bizim dışımızdakilerden biraz daha iyisini yakalayarak, biraz daha yukarıdaki bir kulvardan koşabilmek için.
      Ya lüksün sınırları? Lüks, sadece son moda bir araba satın alırken mi karşımıza çıkmakta? Yoksa yüzlerce yıllık bir markayı çanta olarak kolumuzu takarken mi lükse sahip olabiliyoruz. Hayır, lüks ona erişemediğimiz kadarıyla hep güç kazanmaya ve yolunda devam etmeye kararlı. Belki de bu yüzden zorlarcasına ona sahip olduğumuzu belli etmenin bir yolunu arayıp duruyoruz. Pesimist olmaya gerek yok; lüks her zaman insanoğlunun en büyük egolarını sarmaya devam ediyor. Bir zehir değil, bir panzehir olmanın peşinde lüks. O kendini bize hep sevdiriyor. Her birimiz bir ucundan da olsa onun şefkatli, rahatlatan, farklı kılan kollarında ilgi arıyoruz. Maison&Objet'nin kültleşen trend araştırmacıları Nelly Rodi Agency, François Bernard ve Elizabeth Leriche, belki de bu yüzden Ocak ayında ortak bir karar alarak "lükselerek göğe değen yeni trend" oluşumunu bu kavrama adamışlardı. Her biri lüks kavramını ve nasıl lükseleceğimizi tanımladılar.
     
Yeni zenginler (Nouveaux)
      Nelly Rodi Agency'nin tanımladığı yeni zenginlik, aslında bize rap sanatçılarının bir albümle zirveye tırmanıp müzik dergilerinde ya da tabloid gazetelerde boy boy görünen "yeni spor arabam, malikanem ve ben" konseptli fotoğraflarını hatırlattı. Birdenbire oluşuveren bu zenginlikle neyi hangi kritere göre seçtiği çok belli olmayan bir davranış şekli bizi doğrudan bu yetersizlik kuyusuna götürmekte. Gucci şapkaların altındaki iri altın takılar ve kürklerle başlayarak hızla dolan alışveriş sepetlerinden çıkan bu tatminsizlik duygusu parlayan, göz kamaştıran, tabir-i caizse bir bakışta pahası anlaşılan birçok ürünle gitgide özdeşleşmekte. "Less is more" diyen minima-lizmin kemikleri sızlıyor mu bilinmez ama Nelly Rodi'ye göre yeni zenginlik için "daha fazlası" asla yeterli olmayacak gibi. Hep daha gösterişlisini arayıp duracağız. Rodi için aşırılık ve lüks iki yakın arkadaş gibi ancak yeni zenginler değil bizler bu gösterişin estetiğini tartışıyoruz. Aslında onlar hallerinden oldukça memnun olacaklar. Nelly Rodi Agency'nin bu sunumunda siyah renk, gösterişin fonu olarak kullanılmış. Swarovski taşların süslediği çatal-bıçaklar ve kürk giymiş kuş fotoğrafları bizlere maksimalizmin vardığı en yüksek noktayı anlatıyor. "High-society" olma yolunda her gün yüzlerce şampanya patlatacağız ve anlaşılan o ki gözümüz bu altın-kristal patlamalarına alışacak.
     
Ultra lüks:'Bir zamanlar ışık vardı'
      İkinci tip zenginliği daha hiper yorumlayan trendsetter Elizabeth Leriche ise gücünü elindeki ışın kılıcından alıyordu anlaşılan. Lüks yaşam konseptinin rengini yakalamak için ışığı kullanan Leriche bu rengin dekoru büyüleyici kıldığını ve ışığın renginin günlük yaşama aktiflik kattığını ifade ediyordu. Elizabeth Lerich için ışık, yaratıcı bir araç olmasından dolayı önemliydi. Işık teknolojisi yeni ve şaşırtıcı ifadelerin üretilmesine yardımcı oluyor, klişe zenginlik ifadesinin önünde bir başka çığır açıyordu. Çağdaş bir tekno-şiirsellik yaratan bu harede, yeni ışık objeleri şaşırtıcı sürprizlerle nesnelere hayat vermekte. Elektrik perisi bize duygulu, mutlu, değerli ve orjinal bir hikaye sunuyor Leriche'e göre. Evde beş duyuya hükmeden ve lüksün yegane simgesi olan ışığın çocukları, yoğun ve titreten bir gösterinin başrolüne geçiyorlar.
     
Fakirlik: Lüksün ütopyası
      Lüks konseptinin son ayağına imza atan François Bernard, sunumunda ilk bakışta farkedilmeyen, gizlenmiş bir zenginliği ele almıştı. Bernard'a göre XXI. yy., alışıldık lüks konseptinden radikal bir biçimde farklılıklar içererek başladı. Patine duvarlar arasındaki bir Missoni koltuk, balık ağları arasında yer alan saten çarşaflar, ilginç parçalar, objeler ve materyalleri oluşturan basit ve partiküler bir görüntü sunan Bernard, rafinelikten geri dönülmeyeceğinin altını çizmişti. Lüks bir parçayı, kısa hikayeli zeminler yaratarak gösteren Bernard, onu bulmanın orijinal yolunun, ona ait bir doğal yer bulmaktan geçtiğini anlattı. Görünüşe göre marjinal lüks konsepti demoktarik lüks konseptinin karşısındaydı. Fakir bir görünümde, lüks objeler kendi statülerini geri almaktaydılar ve bu o objeyi de o mekânı da gizli bir bahçeye dönüştürmekteydi. Satın alabileceğimiz bu kadar çok seçenek varken, hep farklı olmanın, sıyrılmanın, sıranın dışından koşmanın yollarını arayıp duruyoruz. Bu bizi hızla daha lüksünü elde etmek için çabalamaya götürüyor çünkü en az, en kıymetli ve en zor olan hep lüks oluyor. Bugün hızla yediğimiz gofretlerin ambalajlarında bile "lüks" terimi görülebiliyor. Hatta o basit gofret bile bizi her zaman dayanılmaz mutlu edebiliyor, inkar etmeyelim.
     
Kaynak: Maison Française - Mart 2005
Yapım Ebru Kılıç.
Google
Google



Reklam vermek için...