keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Tasarım
Ev ofise karşı ofis ev tasarlıyorlar
      Bu sene 80. yılını kutlayan Nurus, net ve sade çizgisiyle ofis mobilyası denince ilk akla gelen firmalardan. Uzun yıllar kullanılabilecek şekilde tasarlanan objeler, koleksiyona yeni eklenen parçalarla her zaman çağa ayak uyduruyor.
     
     Ürünlerin insan vücuduna uyumuna ve fonksiyonel olmasına da dikkat ediliyor. Nurettin Usta’nın üçüncü göbekten torunu, Nurus’un Genel Müdürü Güran Gökyay, "ideal ofis mobilyalarının kuruma ve kişiye uygun olması gerekirken yöneticiyi de doğru ifade etmesi gerektiğini" söylüyor.
     
     Nurettin Usta Mobilya, 1927 yılında Ankara’da kuruldu. Ev mobilyaları üreterek işe başlayan firma, 1983’te ismini kısaltarak Nurus adını aldı. 1988’den itibaren endüstriyel ürünlere yönelmeye başladı. 1994’te atölye ortamından sıyrılarak bugünkü fabrikanın temellerini attı. 80. yılında 24 bin metrekarelik bir tesis haline geldi.
     
     Nurus’un tanınmasını sağlayan ürün, 1991’de piyasaya sürülen Tonya oldu. Tonya, bilgisayar ve açık ofis sistemlerini taşımaya yarayan bir sistem mobilyası. En çok bankacılık ve medya sektöründe kullanılıyor. Pek çok büyük şirket, ofis mobilyaları için Nurus’u tercih etmeye başlayınca ünleri kulaktan kulağa hızla yayıldı. Böylece İstanbul’da ilk ofislerinin ardından, Zincirlikuyu’da ilk mağazalarını açtılar ve Ankara’dan İstanbul’a geldiler.
     
Karaktere göre form
      Nurus’ta çalışma masaları, oturma grupları, ofis sandalyeleri, dolap sistemleri, raflı üniteler gibi ofis mobilyası denince aklınıza gelebilecek her şeyi bulmanız mümkün. Metalden alüminyuma ve plastiğe kadar çoğu Türkiye çıkışlı farklı malzemeler kullanılıyor.
     
     Mobilyaların özellikle uzun yıllar kullanılabilecek formlarda üretilmesine özen gösteriliyor. Tarzınız, karakteriniz ve yaşam stilinize göre formları değiştirebiliyorlar.
     
     Genel Müdür Güran Gökyay, amaçlarının uzun soluklu ürünler yapmak olduğunu anlatıyor: "Hayata geçirdiğiniz iyi bir ürün 3-5 senede atılmamalı. Kendini yenileyebilmeli. Biz stillenmiş veya formlanmış objeler yerine zamansız ürünler üretmeyi tercih ediyoruz. Mesela, şirketlerde eleman değişimleri sık sık olabiliyor, ürünler herkese uyum sağlamalı." Yöneticilerin kendi tarzlarını yansıtabilmeleri için üretilen "IX" masalarda, istediğiniz gibi değişiklik yapabiliyorsunuz. Ebatları ve ayak bölümünü ihtiyaca uygun olarak yenileyebiliyorsunuz.
     
Unıseks mobilyalar
      Mağazada gördüğünüz ürünlerin bir kısmı ev mobilyalarını anımsatıyor. Özellikle de koltuk takımları. Evlerde kullanılan mobilyaların çizgi ve renklerine sahipler. Tek farkları, yumuşak olan ev mobilyalarına göre kısa süreli oturmalara uygun malzeme kullanılarak tasarlanmış olmaları.
     
     Gökyay ürünlerini evde, ofiste veya kafelerde kullanılabilecek, uniseks mobilyalar olarak tanımlıyor: "Hiçbir zaman ofisleri işinizi bitirip, çıkacağınız alanlar olarak düşünmedik. Bundan 5-6 yıl öncesine kadar yaşam alanı tanımı evler için yapılırdı. Biz iş yerlerini yaşam alanlarına dönüştürüyoruz. Örneğin Taklamakan oturma ünitesi bir orta alan ürünü. Ofiste, evde veya yatak odasında kullanılabilir. Biz ofis içinde kullanılacak şekilde sunduk. Ev-ofis fikri ise 10 sene önce ortaya çıktı. Yeni mobilyalar tasarlandı fakat bu iş yürümedi. Nedeni de üretim için insanın insana ihtiyacı olması. Sadece bilgisayardan doküman yollayarak işler yürümüyor. Biz ofislere yaşamı katıp, ev rahatlığını getirdik."
     
Bel ağrısına son
      Mobilyalarda, iş hayatını kolaylaştırmanın yanı sıra, kişisel ihtiyaçlarınıza cevap verecek fonksiyonel detaylara da dikkat ediliyor. Çalışma masasının üzerine dosya kağıdı, kartvizit ve ataçları koyabileceğiniz evrak sepetleri eklenebiliyor.
     
     Erkekler için sedir ağacından yapılmış sigara ve puro bölmeleri, kadınlar için aynalı makyaj kutuları bulunuyor. Ya da yedek ayakkabı veya gömleğinizi ofis mobilyanızın içinde saklayabiliyorsunuz. Özellikle bel ağrılarını ve fiziksel problemleri engellemeye yönelik ofis sandalyelerinin, fonksiyonlarına ve doğru tasarlanmalarına dikkat ediliyor.
     
Niş bulup stil yaratıyorlar
      Nurus’un tasarımları İtalya, Belçika, Rusya, Fransa, İspanya, İrlanda, New York, Toronto gibi birçok ülkede satılıyor. Gökyay, farklılıklarının iyi niş bulup hayat tarzı yakalayabilmek olduğunu söylüyor: "İşin içinde ruh olması bizi diğerlerinden ayırıyor. İyi sonuç vermemiz, iyi ürün üretmemiz ve teknolojiye hakim olmamız da seçilmemizin nedenlerinden. Kişilerin ofiste nasıl mutlu ve motive olabilecekleri, kendilerini nasıl ifade edebilecekleriyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Türkiye’nin en iyi ofis mobilya firması ve dünyada ilk akla gelen 10-15 firmadan biri olmayı hedefledik ve bence olduk."
     
     Nurus’ta içinde yüzlerce ürünün bulunduğu 25’e yakın grup var. Bunlara sürekli yenileri eklenmeye devam ediyor. Ayrıca mobilyaları uzun süre yaşatacak yeni parçalar ve çözümler de üretiliyor. Örneğin masaüstü bilgisayar için tasarlanmış bir çalışma masası, ufak bir değişiklikle diz üstü bilgisayara uygun hale getirilebiliyor. Marka, kendi tasarım ekibi dışında, yerli ve yabancı tasarımcılarla da çalışıyor.
     
Red Dot Design 2007 ödülü kazandılar
      Gökyay, U Too isimli tasarımlarıyla aldıkları Red Dot Design 2007 ödülünün, Türkiye mobilya sektöründe ilk olduğunu söylüyor. Sezgin Aksu ve Silvia Suardi’nin tasarladığı ürün; çalışmak, toplanmak, oturmak ve bunları yaparken hayattan keyif almayı planlıyor.
     
     Gün içinde ortaya çıkan farklı gereksinimlere kolaylıkla uyarlanabilen, esnek ve fonksiyonel bir sistem. Ev ya da ofis fark etmiyor, bütün yaşam alanlarında kullanılabiliyor. Sehpa, depolama üniteleri, kanepe ve puf gibi farklı amaçlı parçalardan oluşuyor.
     
Tasarım ve fikir üretebilen bir ülke olduğumuzu gösterdik
      36 Türk tasarımcıyı, Milano’da Salone del Mobile fuarı kapsamında düzenlenen "İlk in Milano" sergisinde bir araya getirdik. Türkiye’nin tasarım ve fikir üretebilen bir ülke olduğunu anlatmak istedik. Bence amacımıza da ulaştık.
     
     Sergi Türkiye kadar yurtdışındaki yazılı ve görsel basında da ilgi gördü. Çok fazla ziyaretçisi oldu. Fransa, İtalya ve Roma tasarım haftalarına davet edildi. Şu anda da Almanya’daki Marta Herford Müzesi’nde sergilenmek üzerede hazır bekliyor. Ayrıca, sergideki tasarımları ve ürünleri anlatan 160 sayfalık bir kitap hazırlandı. Kitabın uluslararası tasarım ve mimarlık okullarının kütüphanelerinde yer alması için çalışıyoruz.
     
Kaynak: Hürriyet / Hakan Gence
Google
Google



Reklam vermek için...