keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Tasarım
Görsel oyunlarla tasarım
      Standı kabaca "sergileme birimi" olarak tanımlayabiliriz. Mağazalar, fuarlar ya da müzelerde, aslında hayatın pek çok alanında onlarla karşılaşıyoruz. Bazen içlerine girip vakit geçiriyor, bazen de uzaktan bakmakla yetiniyoruz. Bizi standların içine çekip uzun zaman geçirmemizi sağlayan en önemli etken, içinde sergilenen üründen çok tasarımı ve anlattıkları oluyor.
     
     Demirden Design, yaklaşık 10 yıldır stand çalışmaları yapan ve tasarımlarıyla dünya çapında ödüller kazanan bir firma. Tasarım ekibiyle standların hayatımızdaki yerini ve stand tasarlamanın inceliklerini konuştuk.
     
     Demirden Design, Mehtap, Demir ve Sema Obuz kardeşler tarafından 1994’te kuruldu. Demirden ismini almalarının nedeni; üretim için kurdukları demir atölyeleri. Metal ağırlıklı mobilyalar ve heykelsi objeler tasarlayarak işe başlayan ekip, o sıralarda daha çok yabancılara hitap ediyordu.
     
     Üç yıl boyunca obje ve mobilya çalışmalarını sürdürdüler. Endüstriyel çalışmalar yapmak ve başka alanların da tadına varmak için stand tasarımına başladılar. Yaklaşık 10 yıldır Türkiye’nin önemli markalarının standlarını tasarlıyorlar.
     
     Mehtap Obuz, tasarımın sonu olmadığını belirterek "Yakın zamanda ürün tasarımlarımız da piyasada olacak. Anlayışımızın sorun çözen, yeni bir kavram oluşturan, o kavramı geliştiren ve üzerinden bütün görselliği kuran bir yapısı var" diyor.
     
     Stand denince çoğumuzun aklına fuarlarda markanın ve ürünlerinin sergilendiği alanlar gelse de, aslında çeşitleri çok daha fazla. Mağazalarda ürünlerin yerleştirildiği, tanıtıldığı ya da müzelerde tarihi eserlerin sergilendiği alanlar da birer stand. Çoğunun amacı hikayeleriyle bizi farklı atmosferlere götürüp yeni deneyimler ve farklılıklar yaşatarak, ürünleri daha doğru algılamamızı sağlamak.
     
     Demir Obuz, hikayesi olmayan bir estetiğin anlamı olmadığını anlatıyor: "Hikayeler karşıdaki insanları etkilemeye yarar. Aşırı rekabetin olduğu gürültülü ve karmaşık alanlarda yapılan her üç boyutlu nesnenin, sessizce söyleyeceklerini anlatması gerekiyor. Temeli oluşturulan kavramların net tasarımlara dökülmesi önemli."
     
Amaç ziyaretçiyi alıkoymak
      Standların en önemli özelliklerinden biri, vurgulanmak isteneni en kısa yoldan anlatmaya çalışmaları. Çünkü en geniş ve sürprizli standlar bile görsellikleriyle bir süre sonra bizi yormaya başlıyor. İçlerinde en fazla yarım saat geçirebiliyoruz. Özellikle fuarlarda birçok standı keşfetme isteği de, daha kısıtlı zaman ayrılmasına neden oluyor.
     
     İyi tasarlanmış bir standın temel özelliklerinin başında markaya özel olması geliyor. İçlerinde daha uzun zaman geçirmemiz için özellikle zevk alınacak ve heyecan verecek ortamlar yaratılmasına özen gösteriliyor. Ayrıca sergilenen ürünleri yakından tanıyabilmemiz için mekana rahat bir atmosfer veriliyor.
     
     Demir Obuz, standlarla kişiler arasında samimiyet ortamı kurulması gerektiğini söylüyor: "İyi tasarım için belli bir yalınlığın olması lazım. Bu sırada tasarımın tekdüze olmaması ve belli bir ritmi koruyan mekanlar oluşturmasına da dikkat etmek gerekiyor. Sanal ortamda görebileceğimiz uygulamaların algı oyunlarıyla bize sunulması da daha uzun süre vakit geçirmemizi ve gezinmemizi sağlayabiliyor. Yapının bir bütün olarak algılanmasıyla, stand daha çok akılda kalıyor."
     
     Bu anlatılanlara örnek olarak, Demirden Design’ın Nokia için yaptığı tasarımı gösterebiliriz. Çalışmalardan birinde zemin tavandaymış gibi algılanıyor. Bu algı oyunu sayesinde içeride daha çok vakit geçirmeniz sağlanıyor. Diğer bir çalışmada ürünler isimleri yazılarak değil, onları kullanabileceğimiz ortamlar yaratılarak sunuluyor.
     
     Stand tasarımında da diğer tasarım dallarında olduğu gibi moda söz konusu. Bazen yuvarlak hatları bazen de ahşap zeminleri daha çok görmeye başlıyoruz. Böyle durumlarda farklılaşmak için, duygu oluşturan ve anlatmak istenileni en iyi yansıtan malzemelerin seçilmesi gerekiyor. Demir Obuz, tasarımlarda modaya uymanın tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor: "Çünkü modaya uygun standlar zamanla birbirine benzemeye başlıyor. Bizim işimiz malzemelerle değil. Kavramlar ve anlamlarla."
     
     Her alanda olduğu gibi stand tasarımlarında da teknolojinin önemi büyük. Işıklar, interaktif kurgular veya oyunların mekanlarda yer alması alanları daha zevkli doyurucu hale getiriyor. Sema Obuz, Türkiye’de de bu uygulamaların geliştiğini ve daha çok görsel oyun yaratmanın insanları memnun edebileceğini söylüyor.
     
Anlaşılması önemli
      Bir standda aradığımız özelliklerden biri de sergilenen ürünlerin hayatımızda nasıl yer alabileceklerini anlatması. "Bu gördüğüm ürün ihtiyacımı ne derecede karşılar ve fonksiyonları nelerdir" diye düşünüyoruz. Karmaşa ve kalabalık varsa, ürünün amacını ve fonksiyonunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Demirden Design ekibi, bu yüzden marka kadar ürünlerin de ön plana çıkartılması gerektiğini vurguluyor.
     
     Ana fikrin stand görüldüğü anda algılanmasına çalışılıyor. Örneğin 2005 Cebit Fuarı’nda Turkcell için hazırlanan "Sokakta" standında bir kent tasarımına yer verilmiş. Burada ürünlerin günlük hayatta nerelerde kullanılabileceği görsellerle vurgulanmış. Bu şekilde ürünün kullanım alanları da doğru şekilde aktarılmış.
     
Ürün tasarımı stand tasarımına göre daha zor
      Demirden Design, hayatın farklı alanlarına ulaşabilmek düşüncesiyle stand tasarımları yanında ürün tasarlamaya da başladı. Firmanın ilk ürün çalışmaları geçtiğimiz ay "İlk in Milano"da sergilenen porselen tabaklar oldu. Tasarımlar arasında Osmanlı motifli tabaklar, erişte ve hamur işleri için yemek setleri ile ince kalın tabaklardan oluşan ürün seçenekleri var. "Cube" isimli tasarım ince ve kalın tabaklardan oluşuyor. Tabaklar üst üste konulduğunda mermer blok görünümünü alıp dekorasyon objesine dönüşüyor.
     
     Demir Obuz, kıyaslaması ne kadar zor olsa da ürün tasarımının stand tasarımına göre daha zor olduğunu söylüyor: "Çünkü ürün çok saf bir şekilde duruyor. Kendi biçimi ve fonksiyonuyla kusursuz olması gerekiyor. Oysa mekanların bir bölümündeki güç öteki kısma aktarılabiliyor. Ürünler standlar gibi geçici değil. Bu yüzden uzun süre yaşayan ve insanlar tarafından kullanılan objeler üretmeye karar verdik". Firma ayrıca yeni banyo tasarımları, cam objeleri ve mobilya tasarımları üzerinde de çalışıyor.
     
Red Dot Design Award’dan çift ödül
      Demirden Design, stand çalışmalarıyla yurtiçi ve yurtdışında aldığı ödüllere bu sene yenilerini ekledi. Unicera 2006 Fuarı’ndaki Kütahya Seramik ve Cebit Eurasia 2006 Fuarı’ndaki Nokia stand tasarımıyla; 2007 Exhibit Design Awards’da altın ve gümüş ödülleri aldılar.
     
     Ayrıca aynı stand çalışmalarıyla Red Dot Design Award’da "product design" kategorisinde çifte ödül kazandılar. Firmanın kurucularından Mehtap Obuz, diğer standların önüne geçmelerini şöyle açıklıyor: "Nokia standındaki hafiflik duygusu, rahatlama hissi ve samimiyet fark yarattı. Geometrik yapısı sadeliğin yanında hareketliliği sağlıyordu. Çalışmada tek bir malzeme olan PVC plaka kullandık. Bu da yarı transparan olduğu için kişileri hayal dünyasına götürdü. Kütahya Seramik için yaptığımız çalışamada da doğayı ön plana çıkardık. Banyoyu sağlık ve huzurla örtüştürdük."
     
Kaynak: Hürriyet / Hakan GENCE
Google
Google



Reklam vermek için...