keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Tasarım
Mimarların tasarım konseptleri
      Mimar imzalı eşyanız bir gün karşınıza bina olarak çıkarsa sakın şaşırmayın! Artık mimarlar ürün tasarlarken, ürün tasarımcıları da mekan yaratmaya hevesli.
     
Buzdağı ve kıvılcım
      1990 yılında tamamlanan Japonya'daki ''Moonsoon Restaurant'' projesinde, mimar Zaha Hadid, insan ruhunun iki zıt halini ateş-buz, sıcak-soğuk ilişkisiyle anlatıyor. Giriş katında ''buz'' konseptini işleyen Hadid, bunun için cam ve metalle birlikte hareket eden soğuk gri renklerin hakim olduğu bir atmosfer yaratmış. Masalar ve tavandaki dar açılı üçgen formlar, adeta etrafa saçılmış birer buz parçası...
     
     Mimar, aynı renk ve form birleşimini, SwidPowell markası için tasarladığı "Beam" yemek ve çay takımının deseninde de kullanmış. ''Moonsoon Restaurant''ın ikinci katı ise, renk ve form kullanımlarıyla ''ateşi'' temsil ediyor. Bu çizgiler, yine bir Hadid tasarımı olan İtalyan Edra firmasının ürettiği 1988 tarihli "Wave" kanepede de izlenebiliyor.
     
Böceğin kanatlarında uçmak
      Fin asıllı Amerikalı mimar Eero Saarinen, 1940'larda yeni bir tasarım problemi olarak ortaya çıkan kalıplanarak üretilen koltuk tasarımına yeni bir yorum getirmişti. Kabuk formundan esinlenerek tasarladığı mobilyalarda, kalıplanmış alüminyum strüktürü, ince sentetik bir kaplamanın arkasına saklayarak, günümüzün poliüretan esaslı yekpare koltuklarının görüntüsünü yakalamıştı.
     
     Saarinen, günümüzde yeniden popülarite kazanan retro tasarımların özelliği ''trompet'' ayakların da yaratıcısı. Knoll International'ın ürettiği "Tulip" sandalye, tasarımcının en ünlü çalışmalarından. Mimaride de aynı organik formları tekrarlayan Saarinen'in bu anlamda en dikkat çekici projesi New York JFK Havaalanı'ndaki ''TWA Terminali''. Mimar, terminali kanat açmış böcekten esinlenerek tasarlamış.
     
Eğrilerde renk cümbüşü
      1950'lerde sadece uçak endüstrisinde kullanılan poliüretan köpük, 1960'larda mimar Verner Panton'un icat ettiği yöntemle yekpare mobilya üretimine olanak tanıdı. Başta teknoloji yetersizliği ile seri üretilemeyen Panton'un en ünlü tasarımlarından "Phantom" bugün rağbet gören bir model olarak Danimarkalı Innovation firması; "Stacking" sandalye ise Alman Vitra GmbH tarafından üretiliyor.
     
     "Phantom" koltuk, organik formu sayesinde, yerleştirilme şekline bağlı olarak şezlong, iki kişilik bank veya masa da olabiliyor. Panton'un 1968'de yaptığı alternatif ''oda'' tasarımı ise, mimarın insan vücudunu kavrayan eğrisel formlarla, fonksiyon ve estetik yaratma dehasına iyi bir örnek..
     
Dikey çizgilerin dar aralığı
      Art Nouveau'nun en bildik figürlerinden Charles Rennie Mackintosh, tasarladığı binaların önce iç mekan düzenlemesini yapıp, ortaya çıkan yerleşime göre cephesini tasarlayan bir mimar. Bu özelliğiyle ilk ''iç mimar'' olarak da kabul gören tasarımcı, yaptığı binaların, mobilyadan kapı koluna kadar tüm elemanlarını tasarlamasıyla ünlü.
     
     Mackintosh'un yapılarından ''Hill House''un bir parçası olan "Hill House" sandalyesi, bugün İtalyan mobilya ve aksesuar markası Cassina tarafından üretiliyor. Tasarımlarında Japon ve Kızılderili kültürlerinin etkisine sıkça rastlanan mimar, aynı tarzın ünlü yorumcusu mimar F.L. Wright'tan da etkilenmiş. 1909 yılında tamamlanan ''Glasgow School of Art'' binasının cephesi ve "Hill House" sandalyesinin, boyutları abartılmış sırt fontunda bahsi geçen çizgiler kolaylıkla okunabiliyor.
     
Kaynak: artdecor.com.tr
Yazar: A.Selen Selçuk
Google
Google



Reklam vermek için...