keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Tasarım
Yılan dansının zerafeti sofralarda
Ünlü tasarımcı Can Yalman, Hisar için tasarladığı Şah Serisi'nden sonra, ikinci serisi Mamba'yla yine gündemde. Cobra yılanının dansından esinlenerek tasarlanan çatal - bıçak takımı, doğal olarak Afrika esintileri taşıyor
      Son dönemde ünlü firmalar için yaptığı tasarımlarla adından sıkça söz ettiren tasarımcı Can Yalman, Hisar için ikinci serisini de tasarladı. Cobra yılanının avını büyülemek için yaptığı danstan esinlenerek yaratılan Mamba Koleksiyonu, modern çizgileri Afrika esintileriyle birleştiriyor. Can Yalman'la Mamba ve Hisar için yaptığı diğer çalışmalar ve yeni projeleriyle ilgili konuştuk...
     
Son dönemde gündeminizde hangi projeler var?
      Kale Grubu'nda Roca Kale ile projelerimiz devam ediyor. İki yeni seri var, aksesuarlar var, onun dışında Kale Seramik'le bir çalışmamız olacak. Numarine için tekne tasarımları yapıyoruz. Değişik ve yeni 102 x 31 metrelik teknenin final aşamasındayız. Her müşteri için özel iç tasarımı yapılıyor. Şu an onun üzerinde çalışıyoruz. Amerikan Cigarette firması yat sektörüne girmek istiyor, onlara yat tasarımı projesi gündemde. Bir de İstanbul Yiyecek İçecek Grubu'yla bir çalışmamız var. Daha önce Mikla'yı ve NamNam'ı yaptık, şimdi Lokanta üzerinde değişiklikler yapıyoruz. Onun dışında yeni bir yer açma projeleri var, onunla ilgili de bir kurumsal kimlik çalışması yapıyoruz.
     
Bu kadar farklı sektöre tasarım yapmak zor olmuyor mu?
      Aynı anda tamamen farklı sektörlerde farklı işler yapıyoruz. Değişik sektörlerde çalışmak ve daha önce yapmadığım bir tasarımı yapmak hoşuma gidiyor. Ve bu müşterilerin hepsi uzun vadeli, uzun süredir çalıştığım müşteriler. Bir tasarım yapmakla bitmiyor iş, başta tek bir tasarım üzerine anlaşılıyor ama alternatifleri görünce iki üç tasarım, bazen de birkaç senelik anlaşmalara dönüyor olay. Sektörler oturdu aslında. Tekne sektörü var, vitrifiye alanında çalışmalarımız var, bir de masaüstü denen çatal - bıçak gibi alanlarda var.
     
Hisar'la çalışmanız nasıl başladı?
      Hisar'la çalışmamız Hisar'ın kendini yenileme ve değiştirme sürecine girmesi, dışarıdan tasarımcılarla çalışma kararı almasıyla ortaya çıktı. Ben ve İnci Mutlu'yla çalışmaya karar verdiler. İkimiz de birer koleksiyon hazırladık. İlk seri Şah Serisi'ydi. İçinde Selçuklu ve eski Türk motifleri barındıran bir çalışmaydı. Biraz daha geleneksel ama modern çizgilerde bir çalışmaydı. Devamında Mamba geldi, yılan formundan esinlenilen ve Afrika esintileri içeren bir tasarım. İlk seri geçen sene çıkmıştı, bu sene Mamba Serisi çıktı, önümüzdeki dönemde de Swarowski'yle ortak bir çalışma var, o ortaya çıkacak.
     
Mamba'nın çıkış noktası neydi?
      Mamba diye bir yılan var. Tasarım olarak da Cobra'nın yelesini açıp bir duruşu vardır. Onu yansıtan bir tasarım. O kıvraklık ve esneklik anını yakalamaya çalıştık. İşte o anda bir cazibe var, zaten sloganımız da vahşi cazibe. Cobranın avını büyülediği bir dansı vardır, işte o anı biz metal bir ürünle yakalamak istedik. Boyun kısımlarına da hem o yılan derisini andıracak hem de Afrikalı kadınların boyunlarına taktıkları halkaları ve o boynun zerafetini yansıtan bir öğe olarak koyduk.
     
Swarovski'yle olan çalışmayı anlatır mısınız?
      Swarowski, tasarım konusunda öncülük eden ve işbirliği yaptığı firmalara değer katan ve bu işbirliğinden yeni sektörler ve pazarlar ortaya çıkarabilen bir marka. Hisarla'la çalışmaya karar vermelerinden sonra, Diamond Line dedikleri bir seri var ve o serinin içinde de biz Hisar olarak özel bir tasarım yaptık. Swarovski'nin geliştirdiği 'signity' diye bir ikinci markası, kristal değil ama pırlantaya yakın sertlikte bir taş kullanıldı. Kırılma, çatlama gibi bir ihtimal yok. İsminin Nova olması düşünülüyor, 'bir yıldızın patlama anı' demek.
     
Ünlü markaların ünlü tasarımcılarla çalışmasın hakkında ne düşünüyorsunuz?
      Ben bunu çok olumlu buluyorum. Bu dünyada bilinen bir kavram ama Türkiye'de yeni yeni oluşuyor ve biliniyor. Türkiyede çalışan ve büyük firmalarla işbirliği yapan tasarımcı sayısı çok az. Ve birçok firma da yurtdışından tasarımcılarla çalışıyor. Bu Türkiye için bir eksi. Türk tasarımcılar Türk pazarını, Türk tüketicisini çok iyi biliyorlar. O çerçevede Türkiye'den bir tasarımcıyla çalışmak Türk pazarı için daha pozitif bir ürün ortaya çıkarabilir. Yurtdışından bir tasarımcıyla çalışmanın da çok büyük artıları var. O imajın da bir değeri var. Tasarımın daha çok konuşuluyor olması ve firmalar tarafından daha çok kullanılıyor olması hem o firmalar için hem de Türkiye'deki tasarımcılar için de uzun vadede iyi çünkü genel olarak tasarıma pozitif etkisi olacaktır.
     
Kaynak: milliyet.com.tr
Google
Google



Reklam vermek için...