keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Tasarım
Halı tasarımında uluslararası başarı
Kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz?
      Adım Hatice Polat ( Demirsal ) . 1972 İzmit doğumluyum ve mesleki eğitimimi Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümü'nden aldım . Liseyi de İzmit Teknik Lisesi Elektronik Bölümünde okudum. İlk bakışta Elektronik ve Tekstil eğitimleri çok uyumlu görünmese de ben iki eğitim arasındaki ortak noktayı bilgisayar ortamında tasarım yapmak konusunda birleştirdim.
     
Tekstil Bölümünden mezun olan öğrenciler daha çok hangi alanlarda çalışıyorlar?

      Genelde tekstil alanında istihdam ediliyorlar. Sanatla ilgili bir eğitim verildiği için bu bölüm mezunları başka alanlara da kayabilmektedir. Ancak ben idealist bir tavır takınarak aldığım eğitimle ilgili işi yapmaya karar verdim ve tekstilin dekorasyon alanında önemli bir yeri olduğuna inandığım halı sektöründe görev almayı uygun buldum . Tekstil Tasarımcısı desen, renk , konstrüksiyonu birleştirip, ürün haline getirip, yeni kreasyonlarla tekstil modasını yaratan ve yönlendiren bir görev taşır . Koleksiyonlar hazırlanırken tasarımcının dikkat edeceği bir husus da hedef pazarın renk ve desen zevkini , uygun kalite ve hatta fiyat hakkındaki taleplerini iyi bilmelidir.
     
Meslek hayatınıza ne zaman ve nerede başladınız?
      1994 yılında Gümüşsuyu'nda başladım. Gümüşssuyu entegre bir tesis olduğundan ilk işe başladığım 4 aylık dönemde Çerkezköy'deki fabrikasında halının elyaftan halı hale gelene kadarki tüm aşamaları hakkında oradaki kendini bu sektörde kanıtlamış yöneticilerden eğitim aldım . Eğitim süresi sonunda İstanbul'daki merkez ofisinde Tekstil Tasarımcısı olarak göreve başladım. Yaklaşık bir yıl kadar sonra Çerkezköy fabrikasında AR-GE bölümü kapsamında yeni bir oluşum içerisinde, fabrikadaki Desen departmanında Desen ve Tasarım şefi olarak görev alarak yeni bir ekibin kurulmasında öncülük yaptım. Müşterilerle birebir ilişkiler içerisinde olmak mesleki tecrübelerimin artmasında bana da firmama da çok faydalı olduğuna inanıyorum. Müşterileri ve ihtiyaçlarını anlamak yaptığınız çalışmanın başarılı olup pazarı yakalabilmesi ve yenilikler getirmesinde çok etkili oluyor. Gümüşsuyu tüm dünyada yaygın bir Pazar ağına sahip bir firma olduğundan her ülkenin ve her bölgenin ihtiyaç ve zevklerini yakından tanıma şansı buldum.
     2000 yılında fabrikadaki görevimden ayrılarak kendi ofisimde Gümüşsuyu'nun merkezi Belçika'da olan Gümüşsuyu Europa adı altındaki pazarlama şirketiyle çalışmaya başladım. Bu görevimin de yabancı dilimin gelişmesi için bana çok katkıları oldu.
     Bir tekstil tasarımcısı için özellikle ihracat yapan firmalarda başarı sağlayabilmek için müşteri ile iletişim kurmaktaki en önemli yardımcı yabancı dil. Özellikle de İngilizce.
     
Gümüşsuyu kapandıktan sonra nerelerde çalıştınız?
      Gümüşsuyu'nun öncelikle üretimi belirsiz bir süre durdurduğu zamanlarda Gümüşsuyu Avrupa şirketinde çalışıyordum. Şirketin üretime yeniden geçene kadarki sürede çeşitli fabrikalarda ürünlerin üretiminin devam etmesi gerekiyordu. Bu kapsamda Türkiye'de birkaç firma ile çalışmalarımız oldu . Bunlardan bir tanesi BirkoKoyunlu'da Gümüşsuyu'nun koleksiyonlarının devamlılığını sağlamak üzere kalitelerin geliştirmesi ile ilgili çalışmalar yapmak üzere bir süre Niğde'de kaldım.
     
     Daha sonra İstanbul'da açtığım ofisimden yaklaşık bir buçuk yıl kadar bir süre serbest çalıştım. Bu sürede birkaç değişik firma ile çalışmalarım oldu. Çalıştığım firmalardan biri Saudi Arabistan'da idi. Bu süre içerisinde Suudi Arabistan, İstanbul ve Gaziantep arasında gidip geldim. Bu sırada önceden iş ilişkimin olduğu Angora Halı '( Gaziantep)dan güzel bir teklif aldım .Firmanın genç ve yenilikçi fikirlere açık olması açısından gelecekte de uzun yıllar çalışabileceğime inandığım için Gaziantep'e yerleşme kararı aldım . 2002 yılı başında başladığım Angora Halı'daki iş hayatımda 1 yıl kadar Design&Art Directör olarak görev yaptım , daha sonra da yaklaşık bir yıl kadar aynı firmanın Genel Koordinatörü olarak görev yaptım. 7 aydır da sektörde yeni bir firma olan Motif Halı'da Genel Müdür Yardımcısı görev yapıyorum. Gaziantep'te bugüne kadar çalıştığım firmaların yeni fikirlere açık olması ve gerçekleştirmek istediğim yeni ürünlere , renklere ve fikirlere destek olmaları sonucu başarılı çalışmalar yaptığımıza inanıyorum.
     Buralarda yapılan yeniliklerin Gaziantep'in halıda renk , değişim ve moda fikrini geliştirdiğine inanıyorum. İplik üreticisi firmaların Gaziantep içerisinde üretim yapıyor olmaları bu değişikliklerde fleksibiliteyi arttırdığı da bir gerçektir . Ayrıca Gaziantep'de üretim yapan Gülsan , Bayteks , Akteks , Merinos vb. iplik üreticilerin tedarikin kolaylığı açısından Gaziantep Halı Sektörünün gelişmesinde büyük katkıları olduğuna inanıyorum. Beraberinde her türlü etkenden ötürü halının üretim maliyetlerinin düşük olması Belçika'nın çoğunluk polipropilen heatset ve akrilik halı üretiminin Gaziantep'e kaymasını sağladı. Bunun sonucu olarak halı sanayisinin son yıllarda hızla artmasını sağladı .
     
     Aslında Gaziantep'te halıcılık çok eskilere dayanıyor. Bunun hakkında da bir araştırma yapmayı düşünüyorum. Bu konuda bu işi ilk el tezgahlarında yapanlardan başlayarak bir araştırma yapıp yazılı bir metin haline dönüştürmek istiyorum. Halıcılığı tarihinde yaşayarak gelen Gaziantepli halıcılar girişimci sanayicilik ruhlarının da katkısıyla büyüklü küçüklü sürekli yatırım yapmaya devam ediyorlar. Fakat birçoğu bu yatırımı yaparken gerekli olan fizibilite çalışmasını yapmadan yatırım yapıyorlar . Yatırımlarını yaparken hedef pazarları, hedef kaliteleri tasarlayıp , bunları profesyonel bir kadroyla yapmayı yatırım aşamasında planlayarak yapmaları onlara belki de yanlış ekipmanlara ve yanlış hedef pazara yanlış renk ve ürünlerle yatırım yapmaktan kurtaracak ve sektöre girdiklerinde başarılı olma şanslarını arttıracaklardır. Bunun yerine daha birçok yatırımcı akrabalık ilişkileri dışarısından profesyonel yöneticileri kadrolarına almakta veya onlara tüm sorumluluk vermekten kaçınıyorlar. Yine de bunun farkına varan bazı yatırımcılar özellikle tasarım ve teknik konularda profesyonellerle çalışmaya başladı ve bu iş için bütçe ayrılmaları gerekliliğini gördüler. Serbest çalıştığım dönemde Gaziantepli bazı üreticiler yapılan bir desen çalışmasına satarsa ücretini veririz mantığıyla yaklaşıyorlardı. Bu türden anlayış benim çalışma prensiplerime her zaman aykırı olduğundan kendileri ile bir çalışma ortamı oluşturmadım . Benim prensibim ise her zaman üreticiye toplu bir hizmet sunmak; bir koleksiyonu hazırlayıp , üretim hatta müşteriye sunulana kadarki tüm aşamalarında sorumlu olmak oldu .
     
     Benim kanaatime göre ürünün bilinçli bir müşteri tarafından ilgisini çeken kriterleri önemiyle sıralarsak : Öncelikle ilk görsel etken RENK, ikinci aşamada ikinci görsel etken DESEN, üçüncü aşamada dokunsal etken KALİTE , dördüncü aşamada bunlar beğenisini sağladıysa işin maddi boyutu konuşulur.
     
Sizin aldığınız eğitimi alan ve tasarım işi yapan Gaziantep'te ve Türkiye'de kaç kişi var?
      Tekstil tasarımı eğitimi alıp da işin pazarlama boyutuna da eğilenlerin sayısını söylemek zor ama bu tür profesyonellerin sayısının çok fazla olmadığını söyleyebilirim. Müşteriyle ilişkileri, renk ve kalite kriterlerini işin bir parçası olarak gören insanların sayısı Türkiye'de bence 5 kişiyi geçmez. Ama müşteri ilişkilerini bir kenara koyduğumuzda sadece desen tasarım yapan kişiler sayıca biraz daha fazladır . İşin ebatlandırma kısmında ise yüzlerce desinatör görev yapmaktadır. Gaziantep'e ilk geldiğimde gördüğüm tasarım yapan kişilerin yok denecek kadar az olması ve daha çok kopyacılık ve çok fazla estetik kriterlere dikkat edilmeden yapılan desen çalışmaları olarak , genelde standartlaşmış bir renk paletinde uygulanan desen çalışmalarından ibaretti . Zaten bunların dışında olanlar pek olmasa da , estetik kriterlere dikkat edilerek yapılanlar da seçiliyordu. Renkle estetiğin birbirine uyumlu hale getirilmesi gerekiyor. Bunun için de sanata yeteneği olan insanların bu konuda eğitilmesi gerekli. Bir Tasarım konusunda yetkin olan az sayıdaki kişinin yetenekli buldukları yeni tasarımcıları yetiştirmesi ve yönlendirmesi gerekiyor.
     
Tasarım konusunda yeni insanların yetiştirilmesi sizce nasıl sağlanmalı?
      Benim tercihim üniversitede sanat eğitimi almış tasarımcıların yetiştirilmesi. Ama Türkiye'deki üniversite eğitiminin özellikle tasarım konusunda yeterli olacak şekilde bölgelere dağıldığını söylemek oldukça zor. Güzel Sanatlar Fakültelerinin daha çok batı bölgelerinde toplanmaları, mezun olanların da doğu bölgelerinde görev yapmaktansa şanslarını bulundukları bölgelerde denemeleri ve bu bölgelerden de pek çok gencin belki de ailelerine izah edemeyecekleri bir sanat eğitimi için batıya gitme olasılıklarının azlığı vb. birçok etken burada bu konuda eğitim almış gençleri bulmakta güçlük çekmemize sebep oluyor. Bu nedenle öncelikle bu bölgelerde Güzel Sanatlar Fakültelerinin artması ileride çok faydalı olacaktır. Ayrıca bu konuda açılacak sanat eğitimi ile teknik kriterleri birleştirip yeni yetenekleri yönlendirebilecek mesleki eğitim kurumların oluşturulması gerekli. Fakat bu eğitimlerin de yetenek testlerinden geçmiş kişilere verilmesi gerektiğine inanıyorum ve onlara eğitim verecek olanların da sanat ve estetik konuda akademik eğitim verebilecek özellikte ve eğitmenler olması gerekmekte.Ayrıca benim dönemimden mezun olan arkadaşlarımın bir kısmı aldıkları eğitimin hakkını vermek yerine ev hanımı olmayı tercih etti . Bence bu son derece yanlış bir davranış çünkü onların yerine eğitimin hakkını verebilecek başka birileri eğitim alabilirdi. İş hayatına ilk başladığı zaman 4 yıllık lisans eğitimi almış bir tekstil tasarımcısına önerilen ücretlerin çok düşük olduğunu gördüm ve bu düşük maaşlar karşısında benimle birlikte başlayan arkadaşım fazla dayanamadı ve işi bırakarak diğer gündemdeki daha çok imkan veren meslek alanlarını seçti. Ama yine idealist davrandım ve bir tekstil tasarımcısının hak ettiği ücretin ne olduğunu kabul ettirene kadar uğraşmaya karar verdim. Özellikle büyük firmalar tasarımcıya verilecek ücret konusunda biraz cimri davranıyorlar.
     
Türkiye'de tasarım konusunda yetişmiş elemanları bulmak için yaptığınız özel bir çalışma var mı?
      Bu konuda eğitim almış insanları birçoğu Gaziantep'e gelmek istemiyor. Angora için tasarım kadrosu kurarken İskenderun ve Mersin'deki Güzel Sanatlar Fakültelerinden ilgili bölümlerine yazı yazıp tasarım bölümünde eğitim alan öğrencilerini bize yönlendirmelerini istedim. Ancak üniversitelerden yanıt gelmedi. Gaziantep'e gelip bu işi yapmak için biraz idealist olmak gerekiyor. Ben buraya ilk geldiğimde çok zorlandım çünkü sosyal ortamlar çok sınırlı. Fakat şu an mesleğim adına Gaziantep'te yaşamam gerekli. Eğer buradaki şartlar iyileştirilebilirse, profesyonel tasarımcıları buraya çekebiliriz. Ama başka şehirlerdeki insanları buraya getiremiyorsak buradaki insanları eğitmenin yolunu bulmamız gerekiyor.Bu konuda daha önce bahsettiğim gibi ya üniversiteler, ya da eğitim kurumları ile bu sorunu aşmamız gerekiyor . Bu durumda da 20 kişilik kadronun içinde 2 kişi tasarımda yetenekliyse mutlu oluyorsunuz. Çalışanlarımın akşam okuluna gitmesini bile desteklemeye hazırım. Daha önce çalıştığım firmada, iki çalışanımızın akşam eğitimine gidip tekstil bölümünü bitirmesini destekledim. Şu an bir tanesi şu an çalıştığım firmada desen şefi olarak görev yapıyor.
     
Gaziantep'teki üreticilerin profesyonel tasarımcılara bakış açıları nasıl? Şirket sahibi bu işin eğitimini almış kişileri tercih ediyor mu?
      Eğitimli veya bu konuda kendini kanıtlamış tecrübeli tasarımcılar eskiye göre daha çok tercih ediliyor. Ancak bazı zamanlar şirketlerin henüz kurumsallaşma süreçlerini tamamlayamamış olmasından dolayı profesyonel yöneticiler de tasarımcılar da engelleniyor ve yatırımcılar tarafından işine müdahale ediliyor. Yatırımcının yöneticiye, yöneticilerin çalışana saygı duyması ve güvenmesi gerekiyor. Üreticilerin yetişmiş iş gücüne de yatırım yapması gerekiyor. Gaziantep'te gerçek anlamda profesyonel tasarımcılarla çalışan üretici firma sayısı 3 ya da 5. Geri kalan firmalar da iş yapıyorlar; fakat bu firmalar müşterinin getirdiği desen ve renkteki ürünleri üreterek takip edilen değil, takip eden pozisyonunda yol alıyor . Takip etmek için bile bir bilgi birikimi ve estetik anlayış gerekmekte. Bilinçli müşteri olarak daha önce tanımladığım müşteri kitlesi de arttıkça, yenilik yapan firmaların da sayısı artmak zorunda kalacağına inanıyorum . Şuanda buradaki üreticilerin birçoğu fasoncu mantığıyla çalışıyor. Deseni müşteri getiriyor, rengini getiriyor ve sadece üreticiyle fiyat pazarlığına giriyor. Fakat bunun da çok uzun sürmeyeceğini ve bu üreticiler tekstil modasını renk, desen ve koleksiyonlar olarak yakalayamayıp , yaratamadıkları ve kaliteli ürün ile hizmet vermedikleri ileriki zamanlarda buradaki küçük firmaların çoğunun yakın gelecekte sektörden çekilmek zorunda kalacaklarını düşünüyorum .Bu sektöre yeni katılan ve kendi alanlarında kendini kanıtlamış İstikbal ve Gülsan gibi şirketler de bu pastadan büyük bir pay alabilecek şekilde hazırlanırken, büyük firmalar çoğaldıkça pazar pastasından küçüklere düşen pay da daralıyor.
     Bu durumda fasonculuktan vazgeçip, yenilikle ismini duyurarak marka olmak ve istikrarlı bir şekilde büyüyerek sektörde kalıcılığı arttırmak da şart diğer üreticiler için.
     
Tasarımlarınız için kullandığınız özel bir bilgisayar programı varmı?
      Ben bu işe başladığım ilk günden beri çalışmalarımı halı ve diğer tekstil alanları için geliştirilmiş olan bir program olan bir programda yapıyorum. Software yazan firma Hollandalı bir firma. Nedgraphic firmasının halı üzerinde geliştirdiği bu programın halı tasarımında ve ebatlandırılmasında profesyonel bir program. Bu tarz başka profesyonel bazı halı programları da mevcut tabiki. Fakat Gaziantep'te lisans hakkı için para harcamak istemeyen birçok firma bu konuda çok amatör programlarla çalışmaya devam ediyorlar. Belki kullanacak ekip yetersizliğinden, belki de para harcamadan ulaşacaklarını programlarla bu işi nasıl olsa yaptıklarını düşündüklerinden. Oysa ki profesyonel bir program ile çalışmak çıkan işin kalitesini çok etkilediği bir gerçek.
     
Gaziantep'te kendi markasıyla halı üreten ve pazarlayan kaç firma var?
      Merinos dışında benim bildiğim ürününe kendi etiketini koyabilen pek fazla bir firma olduğunu sanmıyorum. Daha önce de bahsettiğim gibi markalaşma konusunda atılması gereken çok adım var. Daha çoğu firma ürettiği halıya kendi etiketini değil sadece müşterisinin ünvanının bulunduğu bir etiket koyuyor. Örneğin, daha önce çalıştığım bir firmada İngiltere'deki bir müşteriye koleksiyon hazırladık. Ürünleri üretim aşamasına getirdik ve müşteri etiketlerin üzerinde İngiltere'de ev tekstilinde isim olmuş bir tasarımcının imzasının ve fotografının konulmasını istedi. Benim açımdan bu durum çok utanç vericiydi. Çalıştığım firmaya İngiltere'deki bu müşterinin tasarım çalışmalarında bir daha çalışmak istemediğimi belirttim.
     
Sizin tasarım konusunda uluslararası platformda birincilik ödülü aldığınızı biliyoruz. Bu ödülü nasıl aldığınız okuyucularımıza anlatır mısınız?
      1998 yılında Yeni Zelanda'dan Wool of New Zealand (Yeni Zelanda Yün Birliği) firmasının açmış olduğu bir halı tasarım yarışmasıydı. O dönem görev yaptığım Gümüşsuyu Halı adına gerekli çalışmaları yaptıktan sonra bir tasarımın bir kağıt baskı çıktısı ile yarışmaya katıldım Bu tasarım ilk ön elemelerden geçip ilk 21'e girdi. Daha sonra ilk 21'e giren tasarımların halıya dönüştürülüp , Yeni Zelanda'ya gönderilmesi istendi. Halı ile birlikte tasarımın içeriğiyle ilgili bir de metin gönderilmesi gerekiyordu. Halıyı gönderdik ve bir süre sonra sonuçlar açıklandı. İlk elemeden geçen 21 halı içerisinde benin yaptığım tasarım birinci sırayı almıştı. Ödül olarak da 1 aylık süper bir Yeni Zelanda tatili kazandım.
     
Tüketiciye halı alırken nelere dikkat etmesini önerirsiniz?
      Tüketiciler ilk olarak halının ağırlığına bakarak satın almamalılar çünkü bazı üreticiler halının teknik özelliklerinde hileler yaparak bu ağırlığı arttırabilirler. Halının çeşitli yöntemlerle ağırlaştırıldığını anlamak ara alıcı için çok zor değil ama son tüketici için biraz zor olabilir. Bu nedenle son tüketicinin kalitesine güvendiği ürünleri alması gerekiyor.
     
Kaynak: HaliOnline.net
Google
Google



Reklam vermek için...