keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Tasarım
Akademisyen desen çizdi, halı tüccarı itibar etmedi
10/05/20045
      Mimar Sinan Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan Önder Çokay'ın halı desenleri, halı tüccarlarının ilgisini bekliyor. Yıldız Sarayı Çit Kasrı"nda açılan "Halı Sanatında Yeni Öneriler" başlıklı desen sergisi, geleneksel sanatlarımızda, eskinin tekrarından sıkılan ve "şimdi yeni şeyler söylemek lâzım" diyenler için dikkat çekiciydi.
     
     Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü"nde öğretim görevlisi olan Önder Çokay"ın evindeki atölyede üç yıllık bir çalışma sonucu ortaya çıkardığı eserler, Çokay"ın öğrencileri ve dostları tarafından takdirle karşılandı. Ancak desenlerin duvarda sergilenmesini değil, el dokuması halılar olarak yere serilmesini isteyen sanatçı, davetiye gönderdiği 40 halı tüccarını açılışta göremediği için buruktu.
     Peki, İstanbul"da hatırı sayılır halı tüccarları Önder Çokay"ın desen sergisine neden ilgi göstermemişti? Çokay daha önceki deneyimlerinden hareketle şöyle konuşuyor: "Sanatçı arkadaşlarımız öyle uçuk desenler çalışıyorlar ki, tüccarları uzaklaştırıyorlar. Benim desenlerim günlük hayatta abartılı durmayacak desenler; ancak, daha ince iş yapan, özenli ve dikkatli ustalar tarafından dokunması gerekiyor. Bugün tüccar da işçi de kolaya kaçıp zor deseni çalışmak istemediği için desenler elimizde kalıyor.
     
     Benim çok renkli çizdiğim bir çiçeği onlar tek renk dokumak istiyor. Benim desenlerimi gören işçiler "Biz bunu dokumayız" diye geri çekilecek ya da daha fazla para isteyecek. Ancak ben yine de halı tüccarlarıyla aramızda bir diyaloğun kurulabileceğine inanıyorum."
     
     Halı desenlerini çizerken, gelenekten kopmadan yeni öneriler getirmeye çalışan Çokay, ürünlerinin hem sanatsal hem de işlevsel olmasını istediği için ev dekorasyonu ve mobilyalardaki modayı da takip etmek zorunda kalmış. Öyle ki, Çokay, renklerin ve desenlerin ortaya konan sehpanın altında kaybolup gitmemesi için bile kafa yormuş. Halı piyasasını Çin"den gelen el dokuması ipek halıların ve sıradan makina halılarının istila etmesinden rahatsızlık duyan sanatçı, "Halı sanatı 16. yüzyılda zirveye çıktı; ancak 16. yüzyılı tekrar etmenin bir anlamı yok.
     
     Günümüze uygun, kullanılabilir desenler üretmediğimiz sürece, evlerde bizim halılarımızı göremeyeceğiz" diyor. Kilimlerin bir dili olduğu göz önüne alınırsa halıların konuşup konuşmadığı da merak edilebilir. Çokay"ın halılarının bir alt mesajı var: "Bir ben vardır benden içeri." Bu başlık, desenlerin gelenekselden kopmadığına işaret ediyor. Geleneksel sanatlarda yenilikçiler ve gelenekçiler diye iki grubun oluştuğu biliniyor; fakat Önder Çokay, minyatür ya da tezhipte çok göze batan, eleştiri alan yenilik arayışlarının halı sanatında daha kolay ve sessiz ilerlediğini düşünüyor.
     
     Sanatçılarına daha özgür bir alan sunan halı desen çalışmalarında da bazı aksaklıklar var elbette. Çokay"a göre, özgün desenler ortaya koymak ya da klasik bir deseni orijinalinden çalışmak yerine deforme olmuş bir fotoğraf üzerinde çalışanlar hatalı davranıyor.
     
     Klasik halı sanatı üzerine yurtdışında master yapan ve makaleler yazan Önder Çokay, evinde hiçbir deseni olmayan, düz makina halıları kullanıyor ve kıymetli halıları duvara asmayı tercih ediyor. Sanatçı, desenlerini her ne kadar taban halısı olacak biçimde tasarlasa da, evinde halıyı bir eşya gibi değil bir tablo, bir pul gibi sembolik biçimde kullanmayı tercih ediyor.
     
     İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi"nce (IRCICA) düzenlenen sergi 11 Mayıs"a kadar gezilebilir.
     
Kaynak: Aksiyon Dergi
Google
Google



Reklam vermek için...