keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Renk Dünyası
Gök ve toprak rengi...
      Mavinin sınırsızlığa uzanan özgürlüğünü, kahverengi kendi sınırıyla dengeliyor. Biri göğün, biri yerin rengi. Böylesine zıt, ama bir o kadar da bütün. Gökyüzünün ve geniş ufukların, simgesi mavi. Kahverengi ise mavinin altındaki örtü, toprak. Bu, mavi ile kahverenginin kısa öyküsü.
     
     Özgürlüğün ve hayallerin rengiyim, dedi mavi. Sınırsızlığa, uzağa bakışın adıyım. Huzurun rengiyim, sakinliğin, sükutun sembolü. Batıda köprü ayaklarının benimle boyanması gerekçesiz değil, intiharları azaltmak için. Duvarları benimle boyanan okullarda çocukların daha az yaramazlık yaptığı da bilimsel bir gerçek. Arapların, benim kan akışını yavaşlattığıma inanmaları çok mu temelsiz? Nazar boncuğu da bu yüzden mavi. Tek kelimeyle mutluluğun rengiyim ben.
     
     Koyulaştıkça daha derin sonsuzluğu, otoriteyi, verimliliği simgelerim. Firma logolarına dikkat ettiniz mi hiç? Dünyadaki firmaların yarıdan fazlası benim tonlarımı tercih ediyor. Nedeni anlaşılmaz değil.
     
     İlginç ve bilinmeyen yönlerim az değildir hani. Örneğin, sezgi gücünün ve karmaşık zihinsel becerilerin de simgesiyim ben. Sinirleri yatıştırışımla bir çeşit meditasyon ve duygusal arınma yolu sayılabilecek kadar etkiliyim. Beyni rahatlatırken içe dönüklüğü kabuğundan çıkarır, manik depresif durumu sakinleştiririm.
     
     Taşıdığım özellikler kırmızının zıttı olarak bilinir. Ama kırmızıyı anlatmamı beklemeyin benden. Size, kendimle ilgili ilginç bir tespit daha: Antiseptik özelliğimle yaralar üzerinde iyileştirici etkim olduğu son yıllarda uzmanlarca dile getiriliyor. Bunu ben bile bilmiyordum daha önceleri.
     
Zıtlığın uyumu
      İlk anda mavi ile yan yana düşünülemeyecek bir rengim ben: Kahverengi. Gökyüzünün altındaki renk, toprağın rengi. İlginçtir, içimde, sizin deyişinizle genlerimde, maviyi de barındırırım. Ancak mavinin aksine, gerçekçiliğin, plan ve sistemin rengiyim.
     
     Şimdi mavinin duymasını istemediğim bir şey anlatacağım size. Mavinin bitkilerde büyümeyi yavaşlattığı ve sizlerde hormonsal aktiviteleri azalttığı gözlemlenmiş. Organizmalarınız üzerindeki etkileri gözlendiğinde kan basıncını ve nabız oranını yavaşlattığı saptanmış.
     
     Bu iyi bir şey mi bilmiyorum. Ama ben yavaşlık değil, hız derim. Deneylerle kanıtlanmış en önemli özelliğim sizlerin hareketlerini hızlandırıyor oluşum. Kansas Üniversitesi'nde bilgisayar yardımıyla bir müzenin duvarlarının rengi değiştirilebilir hale getirildi. Fonda beyaz kullanıldığında insanlar sergide yavaş hareket ettiler.
     
     Fon benimle donatıldığı zaman, yani bütün duvar kahveye döndüğünde ne oldu biliyor musunuz? Söyleyeyim: İnsanlar daha hızlı hareket ettiler. Gördüklerime ben de şaşırdım. Müzeye gelenler, daha çok yeri daha az zamanda gezdiler. Bu hızlandırma özelliğimin ortaya çıkışından sonra fast-food restoranları iç mekanlarda beni kullanmaya başladılar.
     
     Bu özelliğime karşın, iş hayatında giyilen kıyafetlerde pek tercih edilmiyorum, çünkü benim rengime bürünen insanlar kalabalıkta dikkat çekmiyorlarmış. Bunda anlaşılmayacak ne var? Doğa kadar doğal görünüyorum. Düşünsenize, bir ormanda yürürken ayağınızın altından akıp giden toprak ne kadar dikkatinizi çeker?
     
     İş hayatında böyle ama, gündelik kıyafette sevenim az değil. Kimler tercih ediyor beni, duyduklarımı size anlatayım. Beni seçen kadınlar, hayal güçlerinden çok gerçekçiliklerine güveniyorlar, metodik oluyorlarmış. Abartı davranışlar ve olağanüstü işlerle öne çıkmak yerine, emin adımlarla yürüyüp tartışılmaz başarılara imza atmayı yeğliyorlarmış.
     
     Erkeklere gelelim. Beni seven erkekler de başına buyruk, asi yaşayan gruptan değillermiş. Kahverengi erkeği, iyi işleyen bir zekaya, her şeyi görme ve anlama yeteneğine sahipmiş. Bu erkeklerin en belirgin özelliği yalın oluşlarıymış. Katılıyorum. Cicili bicili, süslü püslü şeylerden kesinlikle nefret ediyorlar, bunu da biliyorum. Övünerek açıklıyorum: Yüksek ve şaşaalı şeylere özenmedikleri için kendilerini olduklarından daha iyi görmüyorlar, kimseden de medet ummuyorlarmış.
     
Uzak ve yakın
      O farkında değil ama, kahverenginin söylediklerini duyabiliyorum. Hız konusunda diyeceğim bir şey yok. Ama bilmediği bazı şeyler var. Görüntü olarak sakinliği ifade etmeme karşın, ben de bazen onun etkilerini gösterebiliyorum. Örneğin, geniş alanlarda kullanıldığımda kahverenginin etkilerine bürünüyorum.
     
     Bütün o iç açıcı özelliğimi yitiriyor, baştan ayağa kasvet olup çıkıyorum. Buna ben bile inanamıyorum. Bu nedenle özellikle açık tonlarım ofis ve ev ortamlarında ciddiyeti göstermek amacıyla sıkça tercih ediliyor. Diğer yandan dar mekanlarda ferahlık sağlıyor açık tonlarım. Koyulaştıkça serinlik veren bir etki yarattığım da yanlış değil ama.
     
     Bir mekanda beni kahverengiyle buluşturmak, çoğu kez rehavet ve özgürlüğün sınırını çizmek anlamını taşıyor. Benim uçarılığımı onun ciddiyetiyle örtmeye çalışıyorlar. Bir şey itiraf edeyim mi? Biz, gök ve toprak kadar uzak, gök ve toprak kadar yakınız aslında birbirimize. Kabullenmesek de.
     
Mavi, çocuğun rengi
      Mavi rengin hakim olduğu bir ortam, duyguları sakinleştirdiği ve bedeni dinlendirdiği için özellikle çocukların başkalarıyla iletişim kurabilmesi için duyarlı ve güvenilir bir atmosfer yaratıyor. Zihinsel sakinlik yaratmak ve duygusal dengeyi sağlayabilmek için çocuklarla ilgili her alanda mavi kullanılması tavsiye ediliyor.
     
     Tarafsız sakin ve fikir alışverişini sağlayan açık mavi, aile içi sohbetler için kusursuz bir renk olarak görülüyor. Paylaşım ve ilişki kurma, duyguları anlayabilme yeteneğini de geliştiriyor.
     
Kahve kirazı
      Kahve ağacı, kökboyasıgiller (rubiaceae) familyasının coffea cinsinde yer alıyor. Kahverengiye adını veren kahvenin çiçeği beyaz renkte. Meyvesi ise büyüklüğü, şekli ve rengindeki benzerlikler nedeniyle "kahve kirazı" olarak anılıyor.
     
     İçinde ince iki çekirdek bulunuyor. Çekirdeklerin birbirine bakan tarafı düz, dış tarafı yuvarlak. Her çekirdeğin içinde aynı biçimde bir tohum (kahve tanesi) var. Kahve meyvesi kuruduktan sonra kahverengiye dönüşüyor.
     
Kaynak: Dyorum Dergisi

Google
Google





Reklam vermek için...