keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Renk Dünyası
Odalara kırmızı hiç yakışmıyooor!
      Renklerin beden üzerinde çok ciddi etkileri olduğu Mısırlılar'dan bu yana biliniyor. Bu nedenle renk terapisi adı altında yapılan meditasyon ve enerji aktarımı çalışmalarında renkler kişiye yüklenerek beden üzerindeki olumlu etkilerinden yararlanılıyor. Renkler tamamıyla sistematik bir şekilde ve bilimsel bir formasyon üzerinden insanların hayatını etkiliyor. Hastalık tedavisinde destekleyici olarak da kullandığımız renk terapisinde, mesela çok ateşli birine mavi giymesini, mutsuz ve depresif birine kırmızı, konsantrasyonu dağınık olan birine ise sarı giymesini öneriyoruz.
     
     Nasıl bir karaktere sahip olduğumuzu giysiler kadar evimiz de gösterir. Kullanılan renk kombinasyonu kişiyi mutlu edebilir ya da kaos yaratabilir. Yatak odası için şöyle bir düşünce var: Yatak odası özel hayatın yaşandığı ve aktif duyguların önde olduğu bir mekan olduğu için kırmızı kullanılması gerektiği düşünülür. Oysa bu son derece yanlış. Evren yin-yang dengesi üzerine kurulu, yani artı-eksi etkileşimi söz konusu. Yang motive rengidir; eril, kırmızı ve aktiftir. Uyku yindir; dişi, yumuşak ve duyguludur. Dolayısıyla turuncu ya da kırmızı yatak odasında aktivite edildiğinde, uyku halinde gerginlik yaşanır ve yin efekte edilemez.
     
     Renk ihtiyacını kişinin yapısı, duyguları ve enerjisi yönlendirir. Kimine mavi, bana başka bir renk iyi gelebilir. İçsel duygular kişiyi doğru renge yöneltir zaten; biz de ona her zaman güvenmek zorundayız. Normal şartlarda siyah enerjitik anlamda bedene iyi gelmeyen bir renktir ama vazgeçemeyiz, değil mi? Çünkü zarif ve ince gösterir, güç duygusu verir. Burada duyguların aktif formasyonu devreye girer. Her şey zihnimizi ve kendimizi nasıl hissettiğimiz ve nasıl formatladığımızla ilgili. Hatta turuncuyu, yeşil duygusuyla giydiğinizde yeşilin frekansını taşımak bile mümkün.
     
Kaynak: Milliyet
Google
Google





Reklam vermek için...