keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Mobilya > Yatak
Uyku kalitesinde yatağın önemi
Eskilerin yataktan; döşek diye söz etmeleri o zamanlar için kabul edilebilirdi. Ancak günümüzde iş ve sosyal yaşamın en önemli etkenlerinin başında sağlıklı bir uyku gelmekte. Sağlıklı bir uyku ise; "uyku sistemi" sayesinde mümkündür.
      Öncelikle yatağın ne olduğunu, sağlıklı yataktan ne anlamamız gerektiğini belirlemeliyiz. Yatağı iki ana başlığa ayırmalıyız; Yatak ve Döşek.
     insanoğlunun uyumak için bir yatağa ihtiyacı yok. Bu kalp atışı gibi doğal olarak işleyen bir vücut fonksiyonudur.Masada, sandalyede, koltukta, otobüste, vapurda her yerde uyuyabilirsiniz. Vücut yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyduğu anda dış dünya ile irtibatını keser ve tamirata başlar. Tamirat ile beraber kayıt işlemini de gerçekleştirir. Bu kayıt sırasında beyin son 24 saatteki olayları geçmiş tecrübelerle kıyaslama yaparak depolar.
     Örneğin plastik sigara filtrelerini bilirsiniz, iki kez içince içinde simsiyah katran oluşur. Ben 39 yıldır günde 3 paket içtiğime göre, basit bir hesapla bugün 2,5 ton ağırlığında bir katran olmam lazımdı.
      Oysa vücudumdaki katran 10-20 veya en fazla lOOgr. kadardır. Peki neden? Çünkü vücut uyku sırasında kendini yüzde 99,9 oranında temizler. Bunu yapabilmek için vücudun kendini tamamen ve eksiksiz olarak kapatması gerekiyor. Dolayısıyla uyku insan hayatı için çok önemli bir bölüm haline geliyor. Uykunun kalitesi de bu nedenle çok önem kazanıyor.
     Yatak, bu sistemin küçük bir parçasıdır. Bu sistemi dört ana bölüme ayırmak gerekir. Bu ayrımı yaparken de vücudun işlevlerini veya işlevsizliklerini göz önüne alarak yapmamız lazım, ilk olarak yattığımız zaman vücut kan dolaşımını her yere aynı oranda yapabilmeli ki, hücre yenilemesini doğru yapabilsin, Bilindiği gibi damar tıkanıklıklarında yüzde 80 oranında tıkalı olana kadar cerrahi müdahale yapılmaz.
     
      Bu "bir hortumu sıksanız da yeterli boşluk var ise debisi düşük olsa da su akmaya devam edecektir" demektir. Bizde buna "pres in point" denir, Derinize 1 santimetrekarede 32 cıva basınç uygularsanız bu noktanın altından kan geçmeye devam eder. Bunun üzeri basınçlarda kan o noktalara ulaşmayacağı için beyin sinirleri uyarır ve insan yatış pozisyonunu değiştirerek döner, Eğer sert bir yatakta yatıyorsanız ve "pres in point" basıncı yüksek ise insan bir gecede 75 defa sağa veya sola döner, Bu problemin ortadan kaldırıldığı yataklarda, dönme sayısı 2 veya 3'ü geçmez, Bu durumda da uyku derinliği çok daha iyi olacağı için sabah zinde bir şekilde yataktan kalkmış olur.
     
      "Rem" diye adlandırdığımız uyku esnasında kayıt işleminin gerçekleşmesi için uyku derinliği son derece önemlidir. Aynı zamanda bedenin kendisini yenilemesi olarak tanımladığımız "beslenme aşaması" için de uyku derinliği önemlidir.
     Bedenin en rahat edeceği ortam, hiçbir basınçla karşılaşmayacağı için uzay ise, buna en yakın yöntem olan çok noktadan destekleme yöntemi sayesinde vücut ağırlığını yatağa eşit olarak yayarak daha az baskı noktası oluşturabilirsiniz. Bu açıdan bakıldığında yatağın birinci işlevini yatış süresince kan dolaşımını üst seviyede tutması olarak tanımlayabiliriz. Ama kan dolaşımını çok serbest yapmaya çalıştığınız zaman omurga çizginizi bozabilirsiniz.
     
     Bel, göğüs, sırt, baş gibi bölgesel noktalarda vücut ağırlığınızda farklılıklar varsa, yatış pozisyonunda omurga normal pozisyonu dışında bir form alır, bu durumda da ters gelen noktalarda omurga ağrıları başlar. Demek ki, iyi bir yatak, omurgayı da destekleyip, normal omurga formunu koruması gerekir. Omurganın en kritik noktası bel noktasıdır. Sırt üstü yatışlarda bel boşluğunu, yan yatış pozisyonunda da "lamber" dediğimiz yan boşlukları desteklemek gerekir. Bu nedenle yatakta o bölgenin daha sert olması gerekir. Bu sertliği bir destek sistemi ile sağlayabiliriz. Destek sistemini oluştururken iki yöntemden faydalanabiliriz. Ya yatak çok yoğun bir malzemeden üretilmeli, ya da alttaki baza sisteminde bu destek oluşturulmalı.
     
      Ülkemizde adı çok sık telaffuz edilen iki hastalık var. Biri Ülser, diğeri de son zamanlarda daha sık duyulan Reflü. Reflü, mide kapakçığında oluşan ülserin bir çeşidi. Eğer siz bu iki hastalıktan birine sahipseniz yatak başucunuzun 5 derece yukarıda olması gerekir. Yine kan dolaşımı bozukluğunda, yatış sırasında yatak bazı noktalardan yüksek basınç yapıyor ve o bölgede sıkışan damarlara kan gitmiyor. Bunun en kolay çözümü ise kanın dolaşacağı yolları kısaltmaktır. Bunu nasıl yaparız? Yatarken ayaklarımızı dizlerimizden hafif kırarak yatarsak yüzde 20'ler oranında bu yolu kısaltmış oluruz, Sırtüstü yatış pozisyonunda da bu kırılmayı sağlamak için yatakta o bölgeye gelen yeri 2 veya 3 santim yükseltmek yeterli olacaktır. Bu da göstermektedir ki, yatağa yapılacak yükseltme tarzı müdahaleler için bazali sistem önemli bir unsur olmaktadır.
     
      Uykuda oksijen almak da, yine en az yukarıda özetlediklerimiz kadar önemli bir konudur. Eğer yattığınızda, boynunuz yeteri kadar düz durmuyor ve solunum yollan açık kalmıyorsa bilin ki, uyku kalitenizi düşürüyorsunuz. Bu durumda da yastık önem kazanır, Yastık hem boyun için, hem de doğru oksijen alıp vermek için çok önemli. Bir yastığın en fazla 11 cm yükseklikte olması gerekir. Aksi takdirde, sırt üstü uyurken boyun ağrısı hissedersiniz. Bu durum yan yatışlarda ise biraz daha farklı olur. Şöyle ki; 11 santim yükseklikteki yastık, omuz mesafesinin belli bir oranını kapatır, kalan bölgenin ise, yatağın içine gömülmesi gerekir, Vücut uykuya daldığı zaman belirli işlevlerinden de vazgeçmektedir. Bunlardan biri de vücut ısısını ayarlamaktır.
     
     Geçmişte "uyuyanın üzerine kar yağar", "açık kaldı" gibi deyimlerle anlatılan konular, işte bu ısı dengelemesidir. Üzerine bir şey giymeden yatan bir kişi yaz günü bile grip olabilir. Çünkü vücut, dışarıdan gelen esintilere açıktır, Günlük hayatta dış sıcaklık değişimlerine adapte olmaya çalışan vücut, bu özelliğini uyurken kullanmaz. Bu nedenle uyurken mutlaka üzerimize bir şeyler giymeli ve kesinlikle üzerimizi örterek uyumalıyız. Ama öyle bir şeyle örtmeliyiz ki vücut da nefes almaya devam edebilsin,
     Bu durumda Yatak, Yastık, Yorgan ve Baza olmak üzere 4 ana başlıktan bahsetmek mümkün. Bu dört ana başlık da aksamadan çalışırsa iyi bir uykudan bahsedebiliriz. Tabiî ki bunların da üzerinde, insanın bilinçli olması da gerekir. Dar bir odada kapısı, penceresi kapalı yatan bir kişi, içerde oksijen tükeneceği için iyi bir uyku dönemi yaşayamaz.
     
      Bu durumda, "Yataktan dayak yemiş gibi kalkıyorum. Yorgun kalkıyorum" şikâyetlerini sıkça duyarsınız. Uyunacak ortamın ideal sıcaklığı da 17-18 derece civarında olmalıdır. Uyumadan önce yiyecek ve içecek tüketmek de uykuya bire bir etki eden unsurlardan bindir. Yatmadan önce tıka basa yiyen bir kişi, ne yapılırsa yapılsın rahat bir uyku uyuyamaz, Dolayısıyla rahat bir uyku için "param var, aldım. Oldu" demek yeterli değil. Yatacağınız ortamın tüm bileşkelerini sağlamak gerekir.
     
Kaynak: EvTekstili Aralık 2005 / Sayı:50
Murat İşeri
Google
Google



Reklam vermek için...