keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Marka
İtalya’dan kristal, Hollanda’dan çatal
      Makine ve endüstri mühendisi iki kardeşin 1994’te ’maaşlı elemanlıktan’ istifa etmeleriyle başlayan ticaretleri büyüdü ve 20 mağazalı organizasyona dönüştü.
     
     İtalya’dan kristal, Hollanda’dan çatal, Polonya’dan porselen getiren Nurettin ve Ömer Sözen’in kurduğu Bernardo mağazaları geçen yıl 27 milyon dolar ciro yaptı, hedef bu yıl 12 mağaza daha açıp 35 milyon doları yakalamak.
     
     Babaları onları okutmuş mühendis yapmış ama ticaret yapmaları için de her zaman teşvik etmiş, desteklemiş. Ordulu Nurettin Sözen ile kardeşi Ömer’den bahsediyoruz. Nurettin Boğaziçi’nde makine mühendisliği okumuş ve işletme master’ı yaparak 6 yıl bir bankada çalışmış.
     
     Uzmanlaşması için ABD’ye de gönderilen Nurettin, 1994 krizinin ardından ülkeye döndüğünde, "bankacılık kariyeri biraz beklesin, ben bir ticareti deneyeyim" demiş ve istifa etmiş. Kardeşi Ömer ise genç bir endüstri mühendisi olarak o sıralarda Arçelik’te çalışıyormuş. O da Koç Grubu’nun büyüklüğü, geleneksel yapısı içinde kolayca yükselemeyeceğini düşünmüş ve istifa etmiş. İki kardeş babalarının Bağdat Caddesi’ndeki beyaz eşya dükkanında iki elaman olarak ticari hayata atılmışlar.
     
Nasılsa idare ederiz
      Nurettin Sözen, şöyle başlıyor anlatmaya: "Babamız, bizim yanına gitmemizden hoşlandı zaten bize hep ’ticaret yapın’ diyordu. Ortada bir dükkan vardı ve bir atılım yapamasak bile ’idare ederiz’ diye düşünmüştük. Kepenk kaldırdık, dükkan süpürdük, satış ve ürün teslimatları yaptık.
     
     Hatta satışı artırmak için özel kampanyalar da düzenledik. Insirt’lü, eski TV değişimli ilk kampanyamızda bir ayda satılan kadar televizyonu bir günde sattık. Bir süre sonra da bu tek dükkandaki ticaret bize yetmez oldu ve ’ne getirsek nasıl satsak’ diye arayışa girdik."
     
Igloo ile ilk ithalat
      Nurettin Sözen, bir süre sonra ABD’ye gider ve fuarları gezmeye başlar, ürün araştırır. Bu arayış 6 ay kadar sürer ve son tüketiciye hitap edecek zahmetsiz ürün getirmekte karar alınır. ABD’den kataloglarla dönen Nurettin’in elinde Igloo’nun da katoloğu vardır ve kardeşine "Bu mallardan kaç TIR getirsek satabilirsin" diye sorar.
     
     Ömer de "13 TIR getir satalım" der. Böylece ilk önce Igloo’nun outdoor buzlukları ağırlıklı olmak üzere 3 TIR ürün getirilir. Kolayca ürünler satılınca ikinci bir grup sipariş verilir. Ancak bu grubu satmak zor olur ve daha doğru ürünler için yeniden arayış başlar.
     
Tahtakale tecrübesi
      Nurettin Sözen, şöyle konuşuyor; "Türkiye’de ’ne satılırı’ bulmak önemliydi. Bunun için de biz züccaciyede karar kıldık ve Tahtakale’de çok iyi bir firmanın toptan satışını yürüten bir profesyoneli transfer ettik.
     
     Onu da yanımıza alıp Almanya ve İtalya’daki fuarları dolaştık. O seçti ve biz getirdik, kısa sürede de getirdiğimiz ürünleri satmayı başardık. Ümraniye’de bir depo, Tophane’de de toptan için bir yer tuttuk. Hamal, pazarlamacı, tahsilatçı hep bizdik. Uzun süre ailece çalıştık.
     
     Babamız 1998’de Bağdat Caddesi’ndeki beyaz eşya dükkanını kapatma kararı aldı ve dükkanı için kiracı aramaya başladı. Bu sırada biz ithal ettiğimiz ürünleri satmak için perakende mağaza açma kararı aldık ve babamızın dükkanında ilk dükkanı açtık. Adını da Gifthome koyduk."
     
Sofra konseptine odaklandık markamızla üretim yaptırdık
      Avrupa ülkeleri ağırlıklı ithalata daha sonra Uzakdoğu’yu da ekleyen Nurettin ve Ömer Sözen, ilk yıllarda ’hediyelik eşya, dekoratif aksesuarlar’ getirip satarken bir süre sonra çok dağınık bir ürün grubuyla uğraştıklarını düşünürler. Nurettin Sözen, sonraki gelişmeleri şöyle özetliyor: "Bursa, Adana, İzmir, Antalya, İstanbul’da yeni alışveriş merkezleri derken bizim ’hediye evi’ adlı mağaza zincirimiz ortaya çıkmaya başlamıştı.
     
     Oturup stratejik bir adım daha attık. ’Genelde züccaciye ama daha çok sofra konsepti satalım’ dedik. İtalyanca çağrışımı olan Bernardo’yu da tescil ettirdik ve birçok ürünümüzü Bernardo adıyla ürettirmeye başladık.
     
     2003 yılına geldiğimizde ise mağazalarımızın adının Bernardo olmasını kararlaştırdık. Böylece bir gecede bütün mağazalarımızın tabellarını Bernardo olarak değiştirdik. Sofra, mutfak, züccaciye olunca cirolarımız da daha hızlı yükselmeye başladı. 2007’ye geldiğimizde 20 mağazamız var ve geçen yıl 27 milyon dolar ciro yaptık. ciromuzun yüzde 55’i perakendeden, 45’i toptan satıştan geldi."
Google
Google



Reklam vermek için...