keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Marka
Mekanlarda farklı bir tarz...
      Yunus Emre Prens: "3 yıl önce pazara sunduğumuzda insanlar bu ürünü kabullenmekte çok zorlandı. Yaklaşık 1,5 yıl ürünü pazara kabul ettirmekle uğraştık. Sektöre bu anlamda katkımızın olduğuna, yeni bir ürün grubundan ziyade yeni bir tarz getirdiğimize inanıyorum. Islak zemin halıları olarak da tabir edilen bu ürün grubunu Türk halkına salonda da kullandırmayı başardık."
     
     1993 yılında kurulan ve halıda moda kavramının Türkiye'de yerleşmesinde öncü firmalardan biri olan Apex Halı, halının yanında ev tekstili ve ev aksesuarları alanında da faaliyet gösteriyor. Özellikle son 3 senedir piyasaların halıya olan ilgisinden dolayı halı sektörüyle çok daha fazla ilgilendiklerini belirten Apex Halı Genel Müdürü Yunus Emre Prens, Şubat ayından itibaren Apex Home adı altında bir ev tekstili markalarının çıkacağının müjdesini verdi.
     
     Bu anlamda bir evin tüm dekoratif ihtiyaçlarına yanıt olacak mağazalar açmayı düşündüklerini belirten Prens, ürün çeşitliliklerini arttırarak müşterilerine halıdan ev tekstili ve aksesuarlarına kadar birçok ürünü aynı mekanda sunmayı istediklerini söyledi. Sohbetimizin ilerleyen bölümlerinde firma ve ürün yeniliklerine yönelik sorularımıza şu yanıtları aldık...
     
Ürün gruplarınız açısından rakiplerinizden nasıl ayrılıyorsunuz?
      Apex ürünle bütünleşen bir markadır. Türkiye'ye kazandırdığımız yeni bir ürün, kaymaz tabanlı polyamid halılarımızdır. Bu halılar bugüne kadar paspas olarak biliniyordu. Biz bu ürün grubunu halı olarak adlandır-dık. Bunların salon, hol veya banyolarda rahatlıkla kullanılabileğini gösterdik. Bu açıdan sektör genelinde özellikle kaymaz tabanlı halı grubunda öncüyüz. Piyasadaki kaymaz tabanlı yıkanabilir halılar artık markamızla özdeşleşti.
     
     Piyasadaki diğer firma ve ürün gruplarından bizi ayırt eden ürün grubumuz kaymaz tabanlı halılarımız. Geçtiğimiz yıl ciromuzun %64'ünü, bu yıl ise Kasım ayına kadar hesaplanmış ciromuzun ticari anlamda % 65'ini kaymaz tabanlı halı-larımız üzerinden yaptık.
     
     Diğer ürün gruplarımız ise piyasadaki ürünlerle benzer teknik özelliklere sahip olup yün, polipropilen halılar ve kuzu postlarından oluşuyor. Ancak bizi farklı kılan özellikle ürünlerimizde kullandığımız renk grupları. Piyasada çok fazla benzer desen bulunuyor, doğru renk kombinasyonlarını oturtmak ise bizim için esas konu.
     
     Örneğin yeni bir yıla giriyoruz, biz bu yıl için kendimize belli sayıda yeni desen çıkarmıyoruz. Zaten desenler talepler doğrultusunda oluşuyor ve piyasa birşeyler talep edecektir. Biz her sezon için kendimize 3 farklı renk grubu oluşturuyoruz. O senenin birkaç rengini belirleyip bu tonlarda da üretim yapmıyoruz. Farkımız renk grupları oluşturmamız ve bu renk gruplarına dahil renklerde üretim yapıyor olmamızdır.
     
Desen tasarım ve Ar-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
      Ankara'da profesyonel bir tasarım ekibimiz bulunuyor. Biz firma olarak trendlere çok fazla yönelmeyerek daha çok piyasalara yönelik hareket ediyor olsak da, dünyada popüler olan ve özellikle sektörümüz dışındaki sektörlerdeki renk gruplarını dikkatle takip ediyoruz. Örneğin her sene konfeksiyon sektöründe kendimize 5 markayı baz alıyoruz. Bu noktada tasarımdan çok renklerden bahsediyorum, çünkü tasarım bizim için hep ikinci planda.
     
     Tasarım ekibimiz diğer sektörleri baz alarak öncelikle renk grupları üzerinde çalışmalar yapıyor. Ev tekstili, mobilya, konfeksiyon gibi sektörlerde bu yıl nelerin moda olduğunu bilmek önem taşıyor, çünkü trendler zamanla talebe dönüşüyor, zaman içinde bölgesel olarak da etkilerini gösteriyorlar. Bu etkileşim süreci Türkiye için önce Marmara'da özellikle İstanbul'da talep ediliyor, belli bir süre sonra Ege, Akdeniz ve Doğu Anadolu'da talep edilmeye başlıyor.
     
     Her ne kadar klasik bir görüş olsa da son 2-3 yıldır halı bir tüketim malzemesi haline dönüştü. Burada aslında vurgulamak istediğimiz en önemli nokta şu; Apex bir halı firması ya da halı tüccarı olmaktan çok bir pazarlama firmasıdır. "İnsanları şaşırtan şeyler alışverişe dönüşür" fikrinden hareket ediyoruz.
     
     Sayıca çok fazla halı üreticisi olabilir, bu sayı bizim için çok önemli değil. Bizim için önemli olan nokta, bir ürünü mağazaya sunduğunuzda ya da mağaza bu ürünleri tüketiciye sunduğunda o ürünle tüketiciyi şaşırtabilmek. Tüketici bir ürüne farklı kriterlerle şaşırabilir. Bu noktada en önemli kriter ürünün tasarımı. Tüketici ilk etapta ürünün renk ve desen özelliklerine önem verirken fiyat ikinci planda kalıyor.
     
     Üçüncüsü ise ürün fonksiyonelliği ile tüketiciyi şaşırtabilirsiniz ki, biz bunu kaymaz tabanlı halılarımızla gerçekleştirdik. Mesela bu halı çamaşır makinesinde rahatlıkla yıkanabiliyor diyerek bu anlamda ürün fonsiyonelliği ile insanları şaşırttık. Biz bu ürünü 3 yıl önce pazara ilk sunduğumuzda insanlar bu ürünü kabullenmekte çok zorlandılar.
     
     Çok doğru ve güzel bir üründü ancak, yıkanabilir olma özelliği onları çok şaşırttı. Bu nedenle yaklaşık 1,5 yıl bu ürünü pazara kabul ettirmekle uğraştık. Sektöre bu anlamda katkımızın olduğuna yeni bir ürün grubu değil de yeni bir tarz getirdiğimize de inanıyorum. Makine halısı kavramı ilk olarak 70'li yıllarda ortaya çıktığında sektör bir süre makine halısı kavramını kabul etmekte zorlanmıştı.
     
     Bir tarafta el emeği göz nuru halılarımız dururken nasıl olur da bir makine günde binlerce metrekare halı dokuyabilir demişti insanlar. Bu anlamda biz de kaymaz tabanlı halılar ile sektöre yeni bir ürün tarzı getirdiğimizi düşünüyoruz. Islak zemin halıları olarak da tabir edilen bu ürün grubunu Türk halkına salonda da kullandırmayı başardığımıza inanıyoruz.
     
Satış ve pazarlamada nasıl bir yol izliyorsunuz?
      Önceleri bir ürünün satılması üretici, tüketici, satış ve pazarlama sisteminden oluşuyordu. Biz de bir ürünün bu şekilde satılabileceğine inanıyorduk. Dünyada da hakim olan genel görüş bu olmasına rağmen zaman içinde edindiğimiz tecrübeler, pazarlamanın çok katmandan oluştuğunu gösterdi. Firma ve marka imajı, müşteri mennuniyeti, reklam çalışmaları, ürün imajının yanında bayi dağıtım ağı, ürünü sunuş biçimi, mağaza lokasyonu ve mağazadaki satış elemanları da pazarlamanın birer katmanı aslında.
     
     Dolayısıyla pazarlamayı artık böyle görüyoruz. Bizim için bayi ve satış noktaları çok önemli. Bir o kadar da pazarlamada marka imajı-nı, müşteri memnuniyetini, müşteri geri dönüşlerinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Son bir yıldır gazete, dergi, radyo gibi mecralardaki reklamlarımızı askıya aldık. Daha çok sosyal sponsorluk ve müşteri ilişkileri çalışmalarına yöneldik. Tüm bu reklam çalışmalarımıza ara vermemizin esas sebebi, piyasada çok fazla halı reklamının olması ve bu halı reklamlarının birçoğunun ayırt edici belli bir özelliğe sahip olmamasıdır.
     
     Yapılan tüm bu reklamların markadan çok halı piyasasına yaradığını düşünüyoruz. Bir süredir sektöre yönelik Halı Dergisi dışında neredeyse herhangi bir yazılı reklam mecrasını kullan-mıyoruz diyebilirim. Son dönemde outdoor reklam çalışmalarımıza ağırlık veriyoruz.
     
     Bayi tabela ve totemleri yaptırıyoruz. Yine son dönemde şunu fark ettik ki; kullanımda geri dönüşümü en hızlı ve faydalı reklam mecrası internet. Ürün gamımıza uyan hedef kitlemiz interneti kullanan belli bir eğitim ve gelir düzeyinin üzerindeki insanlar. Internet sitemiz ayda yaklaşık 40.000 ziyaret alıyor. Bu rakam günde yaklaşık 1300 civarında. Geçmiş dönemde kullandığımız yazılı ve görsel reklam mecralarına göre internetten çok daha memnunuz.
     
Bayi yapılanmanızdan bahsedecek olursak, neler söyleyeceksiniz?
      Firma merkezimiz Ankara'da, İstanbul'da ise Bölge Müdürlüğümüz bulunuyor. Bunun dışında da bölge bayilerimiz, shoplarımız ve cornerlarımız bulunuyor. Şu an piyasada toplam 235 satış noktasına sahibiz.
     
     Pazarlama anlamında özellikle son dönemlerde Doğu, Güneydoğu Anadolu ve Ege bölgelerine ağırlık veriyoruz. Hem lojistik sevkiyat problemlerinden hem de bölge insanının trendleri daha geç takip ediyor olmasından dolayı bu bölgelerde zayıftık. Bu nedenle bu bölge illerinde pazarlama çalışmalarımıza ağırlık vermiş durumdayız.
     
     Bayilerimizin lokasyonlarının Ankara ve İstanbul'daki merkezlerimize yakın olmasından ötürü genelde bayilerimiz showroomlarımızı ziyaret ederek, ürünlerimizi seçebiliyorlar. Yeni ürünlerimizin lansmanını ise genellikle fuarlarda yapmayı tercih ediyoruz. Bu sene itibariyle yıl içinde katıldığımız fuar sayısı 4'e çıktı.
     
     Yaklaşık 9 senedir Evteks Fuarı'na, 2 senedir Züchex Züccaciye Fuarı'na, 3 senedir ise Zemin Fuarı'na katılıyoruz. Fuarların markamızın oturmasında en faydalı organizasyonlar olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla ürün lansmanları, yeni bayi ağı oluşturma gibi süreçleri fuarlarla gerçekleştiriyoruz. Yurtdışında ise yıl içerisinde 10'un üzerinde fuara ziyaretçi olarak katılıyoruz. Alanımızla birebir ilgili olsun olmasın, firma ve ürünlerimize vizyon katacağına inandığımız her fuarı ziyaret ediyoruz.
     
Genel müşteri profiliniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
      Bundan 2 sene öncesine kadar tahmini verilerle konuşuyorduk. Geçtiğimiz 2 sene içerisinde yeni bir sistem oluşturduk. Çeşitli bayilerimize verdiğimiz pos makineleri ve bilgisayar yazılımlarıyla, o bayiden halımızı satın alan müşterilerin kişisel bilgilerini kod sistemiyle elde edebiliyoruz. Kişisel bilgilerden kastımız; cinsiyet, doğum tarihi, eğitim düzeyi. Bu gibi verileri bankalar ve kulladığımız bilgisayar yazılımlarıyla elde ediyoruz.
     
     Elde edilen veriler gösteriyor ki; tüketici kitlemizin %86'sını bayanlar oluşturuyor. Alışveriş yapan bayanların %42'sinin üniversite ve yüksek lisans seviyesinde eğitim düzeyine sahip olduğu ortaya çıkıyor. %14'lük erkek müşterilerimizin ise % 82'sinin üniversite ve yüksek lisans seviyesinde eğitim düzeyine sahip olduğu, artık erkeklerin de halı satın alarak hedef kitlemiz haline gelmeye başladıkları ortaya çıkıyor.
     
     Yaş olarak ise yalnızca bayanlar için verilerimiz mevcut. Ağırlıklı olarak 23-48 yaş arası bayan müşterilerimiz bulunuyor. Ürünlerimizi satın alan bayanların yaş ortalaması ise 28 diyebiliriz. Birkaç sene öncesine kadar tüketici kitlemizin 25-50 yaş arası ilk ve orta seviyede eğitime sahip evhanımlarından oluştuğunu düşünüyorduk.
     
     Son dönemlerde gördüğümüz bu hızlı değişim satış verilerimizi tutma ihtiyacını doğurdu. Bu bilgileri veri tabanı şeklinde sürekli raporlandırı-yoruz. Ürün gruplarımızın satış verilerine baktığımızda ise geçen sene naturel renk grupları olarak adlan-dırdığımız kahve, krem tonları ile siyah, beyaz halılarımızın yer aldığı naturel halı satışlarımızda %60'lara varan ciddi artışlar gözlendi. Renkli ürün gruplarımızda ise çok ciddi bir değişiklik olmadı.
     
Ürünlerinize yönelik sunduğunuz garantiler nelerdir?
      Şu anda sattığımız tüm ürün gruplarında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı' nın öngördüğü garanti süresi 1 yıl olup, biz bu garanti süresini tüm ürün gruplarımızda 2 yıl olarak belirliyoruz. Bu kapsamda bir de müşteri memnuniyeti programımız bulunuyor.
     Bu ürünlerimizi 2 yıl boyunca koşulsuz müşteri memnuniyeti programında tutuyoruz. Bu biraz da şöyle gelişiyor aslında, özellikle yıkama ve ürün bakımı konusunda çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz son dönemlerde. Tüm ürün etiketlerimizde detaylı kullanma talimatları vermemize rağmen, yıkama konusunda birtakım sorunlarla karşılaşabiliyoruz.
     
     Ürünün daha da temiz olması adına müşteri üründe deterjan kullanmayı daima yeğliyor. Ya da çamaşır suyu kullanılmaması belirtilmiş olmasına rağmen, halının renginin neden açıldığına yönelik sorular gelebiliyor. Ancak tüm bunların önüne geçebilmek adına geçen sene bir arıza veri tabanı kurduk. Müşteri aldığı sorunlu bir ürünle karşılaştığında, bayimiz bunu bir form karşılığında alarak ürünü bize ulaştırıyor.
     
     Biz ürünü incelerken müşteri bu süre içinde tüm aşamaları internet üzerinden müşteri numarasıyla takip edebiliyor. Çok ciddi bir tüketici hatası sözkonusu olmadığı takdirde ürün değiştiriliyor. Bu konuda ciddi suistimaller de olmuyor değil; halının yırtılması ya da halıda çamaşır suyu ya da ağartıcı kullanılması gibi. Müşteri memnuniyetini sağlamak adına ürünlerimizi değiştirmeye çalışıyoruz. Geçen sene takip ettiğimiz ve sistemden aldığımız rapora göre, kabaca oranlar sattığımız üründen 1000 de 4 lük bir geri dönüş olduğu yönünde. Bu da bizim için oldukça iyi bir oran.
     
Bayi ağınıza yönelik yatırımlarınız var mı?
      Bu bizim en fazla önem verdiğimiz konulardan biri. Özellikle bayinin satışını gerçekleştirdiği ürünü en kısa sürede temin etmekle yükümlüyüz. Bu anlamda İstanbul ve Ankara içi sevkiyatları kendi araçlarımızla, dönemsel belirlenen sevkiyat programları dahilinde yapıyoruz. Diğer şehirlere ise aynı gün içinde anlaşmalı kargolarımızla sevkiyat yapıyoruz. Türkiye'nin neresinde olursa olsun müşteriye 48 saat içinde ürün teslimatı garantisi veriyoruz. Özellikle internet ve telefon yoluyla çok fazla tüketici siparişi almaktayız.
     
     Biz toptancı olduğumuz için tüketiciyle muhattap olmuyoruz ancak şöyle bir yol izliyoruz; Ürünü sipariş eden müşteriye internet üzerinden satışını gerçekleştirip, ürünü teslim alması için bölgesine en yakın bayimize yönlendiriyouz. Böylece hem bayi yeni bir müşteri kazanmış oluyor, hem de tüketici ürünü görerek kolayca alışverişini tamamlamış oluyor.
     
     Ayrıca yeni sezon ürün ve modellerinin lansmanı için geliştirdiğimiz ön sipariş sistemi olarak adlandırdığımız bir sistemimiz bulunuyor. Yeni sezon modelleri piyasaya sürülmeden önce tüm bayilerimize yeni sezon modellerini ve bunlara ait ebatları içeren ön sipariş formlarımızı bayilerimize posta ve e-mail yoluyla ulaştırıyoruz.
     
     Dolayısyla ürünler stoklarımıza girmeden bayi ön siparişini vererek stok sıkntıları, sezon fiyat artışları gibi risklerden etkilenmeden ürünleri satın alabiliyor. Geçmişe göre kıyaslayacak olursak, tüketicilerin alışverişte satış noktası tecihindeki kriterleri çok değişti.
     
     Genelde ürün yelpazesini geniş ve aktüel tutan, müşteriye güven veren, fiyatta şeffaf olan ürün teminini ve teslimatını kısa sürede yapabilen firmalar artık ön plana çıkmaya başladı. Bu yapıyı korumak adına firmamıza düşen görev müşteri-bayi iletişiminin kesintisiz ve hızlı olmasını sağlamaktır.
     
     Özellikle bayilerimizle aramızdaki telefon ve resmi evrak trafiğini en aza indirgemek için bu işlermleri artık elektronik ortama da taşıdık. Dileyen bayilerimiz siparişlerini, sevkiyatlarını, cari hesaplarını, yeni sezon ürünlerini, ürün stoklarını ve daha birçok şeyi internet üzerinden takip edebiliyorlar.
     
     Ayrıca mesela Samsun'daki bir bayi, firmamızın Karadeniz Bölgesi'ndeki ürün ve desen satış oranlarını aylık, sezonluk ya da yıllık olarak raporlayabiliyor. Bu da bayiye kendi satış oranlarını, bu satışların desen bazında dağılımını aynı bölgedeki satış oranlarıyla kıyaslama imkanı sunuyor.
     
     Bu da bayinin ürün satınalma sürecinde bilinçli ve öngörülü davranmasını ve kendi bölgesi için doğru ürünü, kısa sürede satın almasını sağlıyor. Bu sistemin kullanımı arttırmak ve bayilerimizi bilgisayar kullanımına teşvik etmek için yaklaşık bir yıldır belli şartları yerine getiren bayilerimize dizüstü bilgisayar veriyoruz.
     
     Bayilerin bilinçlenmesi ve iletişim altyapılarının gelişmesiye birlikte bu sistemlerin ilerki yıllarda çok daha fazla kullanılacağına inanıyorum.
     
Yurtdışına yönelik faaliyetlerinizden bahseder misiniz?
      Tüm ürün gruplarımız ithal olduğu ve ürünü ithal edip, dışarıya ihraç etme açısından çok da fazla fiyat avantajı sağlayamadığımız için yurtdışı çalışmalarımız şu an için yoğun değil. Ama özellikle sınır illerdeki bayilerimizden dolayı yurtdışında İran, Irak, Azerbaycan, Hollanda ve Kıbrıs'ta toplam 5 bayimiz bulunuyor. Bu bayilikler bizim pazarlama çalışmalarımız sayesinde sadece bu firmaların talep etmesi üzerine bu ülkelerde verdiğimiz bayilikler. Özellikle Irak bizi çok şaşırttı. Savaş döneminde bile çok fazla halı satışımız oldu bu ülkede.
     
     Şu anda birlikte çalış-tığımız ülkeler Fransa, B.A.E, Çin, Belçika ve İsrail. Ürünlerini ithal ettiğimiz firmalarla çalışma şeklimiz genelde, firmalara fabrikalarında belli bir hisse karşılığında ortak olmak şeklinde oluyor. Son dönemde oldukça gündemde olan ve "Joint Venture" adı verilen bu ortaklık sistemiyle fabrikadan belli bir hisse alarak örneğin 2 sene boyunca firmanın Türkiye'deki yetkili distribütörü olmanın yanında fabrikadaki üretim bantlarına müdahale edebilme şansınız da oluyor.
     
     Biz toptancı firmalardan farklı olarak fabrikalardan direkt ürünleri almak yerine onlarla yapılan belli sözleşme ve ortaklıklar dahilinde ithalat yapı-yoruz. Bu nedenle ürünün elyafından, overloğuna, etiketinden ambalajına kadar her aşamasına müdahale edebilme şansımız oluyor. Çalıştığımız firmalarda özellikle ISO standartlarına dikkat ediyoruz. Özellikle iki ayda bir rutin ziyaretlerle üretimin işleyişini takip ediyoruz.
     
     Özetle; şu an yurtiçi pazarda henüz yapmak istediklerimizi tam anlamıyla yapmadığımızdan ağırlıklı olarak yurtdışı faaliyetlerimizle ilgilenen bir departmanız bulunmuyor. Bu anlamda öncelikle Türkiye pazarındaki eksiklerimizi tamamlamak ardından yurtdışı faaliyetlerimize yön vermek istiyoruz. Ürünlerimizin dünyada takip ediliyor ve firma tercihlerimiz doğrultusunda üretiliyor olması, marka ve firma imajına ciddi yatırımlar yapıyor olmamız yurtdışına açılabilmemiz açısından son derece önemli avantajlar. Tüm bunları da yakın zamanda değerlendirmeyi düşünüyoruz.
     
Yeni sezona ne gibi yeniliklerle girdiniz?
      Özellikle son bir yıldır bayilerimizden gelen talepler gösteriyor ki özellikle 40 yaş ve üstüne hitap eden klasik halı talebi arttı. Daha klasik ve gözü yormayan tonlardaki halılar tercih edilmeye başlandı. Klasik halı anla-mında böyle bir ürün gamımız yoktu. 2006 yılının ikinci yarısında da bu eksiği tamamlamak için klasik halı grubuna yöneldik. Bu gruptaki yün halılarımız "Platinum Koleksiyonu" içinde yer alıyor. Bir diğer grup ise biri yün diğeri polyakrilik malzemeye sahip olan hafif halı grubumuz.
     
     Özellikle Platinum yün halılarda çok iddialıyız. Bu halıyı el halısı satın alacak müşteriyi hedef seçerek getirdik. Bu halıdaki en önemli fark belki de dünyada ilk defa uygulanan el overloğudur. Dünyada el oyması yapılır, ama el overloğu ilk defa bu üründe mevcut. Renk gruplarımız genelde naturel tonlarda.
     
     Desen tasarımı anlamında ise modern ve klasik olmak üzere iki ayrı grubumuz bulunuyor. Yeni ürün gruplarımızda yer alan halıların tamamı polyakrilik halılar, bunu dışında kapı önü paspaslarımız da mevcut. Piyasaya sunduğumuz bu ürün grubu ise çok renkli ve canlı tonlarda. Ayrıca Flokati adı verilen ve Yunanistan'a özgü el dokuma tekniğiyle dokunmuş halılar getirdik.
     
     Bu ürünler gündelik kullanımdan çok fantazi kullanıma yönelik ürünler. Yeni Zelanda yününden dokunan flokati halılar belli bir gelir düzeyinin üzerindeki tüketicilerimize yönelik. Pazara daha önce sürüldüğünü sanmadı-ğımız ama yıllardır Yunanistan'da kullanılan bir halı tipi. Bunun dışında tabii ki devam eden ve markamızla özdeşleşen ürün gruplarımızda renk ve desen yeniliklerimiz mevcut.
     
Firmanızın yıl sonu hedefleri neler?
      Şu an içinde bulunduğumuz yeni bir çalışmamız ise Apex Shop'larımıza yönelik. Bu mağazalar Türkiye'deki kendi mağazalarımız. Eskişehir, Ankara, İstanbul, Edirne, Ordu olmak üzere toplam 5 adet Apex Shop' umuz bulunuyor.
     
     2007 yılındaki en büyük hedeflerimizden biri de Apex Shop sayımızı arttırmak. Bu mağazalarda sergilenebilecek diğer ürün gruplarını da eklemeyi istiyoruz. Aslında Apex Shop mağazalarımız bizim piyasadaki yüzümüz. Bu açıdan da çok önem verdiğimiz bir konu. Çok daha kısa sürede geri dönüşler aldığımız, çok daha kısa sürede nabız yoklamaları yapabildiğimiz bir mağaza şekli. Bu nedenle bu mağazalarımıza ağırlık vermeyi düşünüyoruz. Yıl sonu itibariyle 12-13 şehirde Apex Shop açmayı hedefliyoruz.
     
Sektörün son durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
      Herkesin genel şikayeti olan konu çok fazla marka ve firmanın piyasada belirdiği yönünde. Yurtiçi halı pazarı bu yıl itibariyle 550 milyon dolara ulaşmış durumda ve bu çok ciddi bir pazar. Ürünlerde ise aynılaşma gözleniyor. Özellikle bu husus desenlerde çok daha fazla görülüyor. Artık her firma desene önem veriyor.
     
     Ama halı sektöründe diğer sektörlere nazaran yapılan temel yanlış, marka imajı ve kurumsallaşmaya yatırım yapılmaması yönünde. Bugün Türkiye'deki birçok halı firmasının teknolojik yatırımları çok az. Halı sektörünün içinde farklılaşmak ve farklı ürün sunmak adına neler yapılabilir diye sorarsanız biz her zaman insanları şaşırtacak şeyler yapmaya çalışıyoruz.
     
     Hiçbir zaman yalnızca ürüne veya bayilere yönelik bir stratejimiz bulunmuyor. Bizim pazarlama anlamında baz aldığımız husus markadır. Bizce halı sektörü için de farklılaşma adına da yapılması gereken reklamdan çok marka imajını korumak ve ürünleri tüketiciye en farklı şekilde sunmak yönünde olmalıdır.
     
     Biz firma olarak belli bir kesime hitap ediyoruz. O kesime sunduğumuz kalite ve hizmeti devam ettirebilmek için şu anki kapasitemizi korumak durumundayız. Çok hızlı büyümek çok hızlı yayılmak, marka bilinirliğini arttırmak belli bir sorumluluk ve hizmet kalitesi beklediği için bu noktada ağır ama emin adımlarla ilerliyoruz.
     
Kaynak: Halı Dergisi
Google
Google



Reklam vermek için...