keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Marka
Dokunmanın Verdiği Mutluluk
Ev Tekstili sektöründe tül-perde üzerine faaliyet gösteren, sektörün bilinen markalarından Turuncu Dizayn'ın sahiplerinden Şahin Doğan Bey'le Fabric markası üzerine konuştuk...
Şahin Bey, öncelikle, herşey nasıl başladı? Niye tül-perde sektörüne girdiniz?
      Sektördeki 17 yıllık tecrübemiz bize Türk sanayicilerinin üretip Avrupa’ya ihraç ettiği ürünlerin belirli markalar altına girerek tekrar Türk perakende satış noktalarına, yani Perde Sanat Galerisine sahip mefruşatçılarımıza fahiş fiyatlarla satıldıklarını görmemiz, malın temin ve satış tekniklerinin meslektaşlarımızı ve bizi iş yapmaktan öte mal temininde zorlaması, sektöre yeni bir marka gerektiği konusunda iş ortağım ve ağabeyim Mahir DOĞAN ile aynı kararı almamıza sebebiyet verdi.
     
Turuncu ve Fabric markaları nasıl seçildi peki?
      Yıllardır özlemini çektiğimiz ve evlerimize önem, anlam kazandıran, isimlendirmek gerekirse camlara gelin, kumaşlara ise gelinlik ismini yakıştırarak koleksiyonumuzu hazırlamadan önce firma ismimizin insanlara anlamlı ve ismini andıklarında saflığı, temizliği bir o kadar da yeniliği temsil etmesi gerektiğini reklam ajansımıza ilettik. DWT Mandalina reklam ajansı sahibi sn Nurettin YAY hiç tereddüt etmeden TURUNCU ismini firmamıza uygun gördü ve 2000 yılında TURUNCU DİZAYN San ve Tic LTD ŞTİ ismini aldık. Hayal ettiğimiz ürünleri sektöre tanıtmadan evvel ürünü taşıyacak şirket ismi ve marka bizim için üründen evvel geliyordu. İş markayı koymaya geldiğinde Kumaş anlamına gelen Fabric markasını alarak koleksiyonumuzu hazırlamaya başladık.
     
Turuncu’nun başlangıç misyonu neydi?
      Seçici olduğumuz tek konu, farklı bir imaj ve farklı bir ürün yelpazesi sunmaktı. Bu anlamda evlerimizde kullandığımız doğanın tüm renklerini tül ve kumaşlara uygulayarak renkli perdeleri Türk halkının satın alma isteğine bıraktık. Kısa bir süre içerisinde yeniyi ve yeniliği takip eden, artık yıllardır düz ve krem renklerinden sıkılmış bizim gibi düşünen insanlara ulaşmayı başardık. Tek zemin, tek renk çalışmasından ziyade alışılmışın dışına çıkmaktı amacımız ve renkleri seçtik: Turuncu, beyaz, siyah, kırmızı, mor, lila, eflatun, taba, kahverengi, mavi, yeşil, sarı ve onlarcasının tonları... Hepsi güzel, hepsi farklı! Neden bunlar evlerimize girmesin?
     
Rekabetin yoğun olduğu ev tekstili sektöründe bu kadar kısa sürede başarıyı nasıl yakaladınız?
      Bence inanmak başarmanın yarısıdır. Bu inanç bugün Fabric markasını Türkiye’de bu işi gerçekten seven, değer veren perde sektörünü ileriye götürmek isteyen insanlarla tanıştırdı. Birlikteliğimiz 5 yıla yakın bir sürede çığ gibi büyüyerek aranılan bir marka olmaya götürdü. Perde ve perdecilik sektörüne anlam ile bakan, işini ileriye götürüp yaptığı işten zevk alıp sanat icra eden evlerimizin gelinliklerini diken, gelinleri süsleyen 200 noktaya ulaşarak bayilik sistemini oluşturdu.
     
Turuncu, sektöre neler kattı? Bir başka ifadeyle ne değişti Turuncu ile?
      Bu inanç bizleri her yıl koleksiyonumuzu arttırarak daha ileriye daha sıra dışı çalışmalar yapmaya yönlendirdi. Amacımız satan ve satın alan arasında köprü olarak yılların vermiş olduğu tecrübelerimizi sizler ile paylaşmaktı. Çünkü insanlar perde dediklerinde aslında ne kadar önemli bir konuya eğildiklerinin çoğu zaman farkında bile olmazlar.
     
     Perdeye önem veren bir tüketicinin perdeyi perdeciden değil perde sanat galerisinden alması ve işi sanatçıya bırakmasıdır, perde yapmak veya yaptırmak.
     
     Bence perde de camların gelinliğidir. Perde almak kumaşı düzgün seçmek değil, günün modasına uygun kumaşı mekâna doğru uygulamaktır. Kişinin yaşam tarzını evine yansıtmasıdır perde yapmak. Biz bu noktada günün rengini ve tarzını koleksiyonumuza koyarak yaşam alanlarımızı daha iyiye daha güzele götürmek için doğanın tüm renklerini, açmamış gonca gülü, rengi belirli olmayan tohumu evlerimize sunuyoruz.
     
Yani perdecilik kavramını perde sanat galerisi ile değiştirdiniz?
      Evet, aslında doğrusu da bu.
     
Son olarak neler söylemek istersiniz Şahin Bey?
      MORu Osmanlının klasiği ile birleştirerek sanata olan saygımızı, yeniliğin simgesi olan TURUNCU’yu modern çizgilerle birleştirerek geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımıza olan güvenimizi, KIRMIZIYI kalplerden alıp açmamış gonca ile birleştirerek aşka ve sevgiye verdiğimiz değer ile yaşamın canlılığından beyaz, siyah, kırmızı, mor, lila, eflatun, taba, kahverengi, mavi, yeşil ve sarı renkleri sınırsız bir ahenkle sizlere sunan marka perde tasarımının tartışmasız duayeni olmaya devam edecek… Unutmamak lazım: Her evin öyküsü faklıdır…
     
Teşekkürler Şahin Bey.
Google
Google



Reklam vermek için...