keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Koleksiyon
Çocuğunuza oyuncak almazsanız, ileride koleksiyoncu olur!
      Koleksiyonculuk güzel uğraş, ama çevrenizdekiler de sizin kadar bu işten mutlu oluyorlarsa. Yoksa evinizin her tarafını merakınız olan çeşitli nesnelerle dolduruyorsanız, vay halinize! Eleştiri odağı oldunuz demektir. Örnek mi istiyorsunuz? Alın size birkaç örnek: 70 metrekare bir evde oturuyorsanız, resim koleksiyonu yapmanız ve onları sergilemeniz pek kolay değil demektir. Bir de sizin sevdiğiniz resimleri başkalarının sevmediğini düşünürseniz, tartışmaların eşiğindesiniz demektir.
     Bir zamanlar bir arkadaşım halı koleksiyonu yapıyordu. Bulduğu eski halıları toplayıp evine getiriyordu. Filmin sonunu söylemek istemiyorum.
     
     Bu işte aslında en sorunsuzlar pul koleksiyoncuları arasından çıkar. Topu topu üç -dört defteri oluyor, kitaplığın bir kenarına koyuyor, her şey bitiyor. Daktilo makineleri, gaz lambaları, baston, çaydanlık biriktirenleri düşündükçe benim koleksiyonlarımın çok masum olduklarını düşünüyorum. (Tabii bunu yalnızca ben düşünüyorum!) Kedim Marsık bile aynı düşüncede değil ki, yabancı gördüğü her kutuyu didikleyip, parçalayıp bırakıyor.
     
     Dünyanın her yerinde oyuncak koleksiyonu yapan pek çok insan ve koleksiyoner var. Bizde olmamasına karşın, özellikle Amerika’da oyuncak antikacıları da bulunuyor. Koleksiyoncular genellikle bütün oyuncakları toplamak yerine, belli bir konudaki oyuncaklarla ilgileniyorlar. Konular çok çeşitli olabiliyor: Kimi belli bir oyuncak fabrikasının ürettiği oyuncakları topluyor, kimi trenleri, kimi arabaları, kimi otobüsleri, kimi kumbaraları, kimiyse teneke oyuncakları konu olarak seçiyor.
     
     Büyük koleksiyoncular, özellikle 1900’lü yılların başında Almanya’da kurulmuş ama II. Dünya Savaşı sırasında üretimi sona ermiş Alman fabrikalarının oyuncaklarını tercih ediyorlar. Bu oyuncakların az bulunur olmaları, fiyatlarının artmasına neden oluyor. Çünkü savaş sırasında Almanya’nın yıkıma uğramasıyla yok denecek kadar az sayıda kalan bu oyuncakların bulunamamasından dolayı. Fakat bu koleksiyoncuları durdurmuyor, onlar yine de eski model oyuncakları yeniden yaparak; kendi raflarını ve meraklıların evlerini süslemeye devam ediyorlar.
     
     Ünlü bir koleksiyoncu kendisiyle yapılan bir söyleşide koleksiyon tutkusunun kaynağının, çocukluğunda anne ve babasının kendisine istediği pedallı arabayı almamalarına bağlıyor. "Yıllarca anne ve babasından bir pedallı araba istediğini ve aldıramadığını," söylüyor. Çocukken pedallı arabası olamayan koleksiyoncunun şimdi birçok pedallı arabası var, hem de o dönemde kullanılanlardan.
     
     Koleksiyonculuk merakı kendisiyle birlikte öylesine gelişiyor ki, yan unsurları da beraberinde oluşturuyor. Örneğin bugün, koleksiyoncular için oyuncak onarım ve tamiri yapan fabrikalar var. Eski bir oyuncağınız var, satın aldınız veya koleksiyon yapıyorsunuz, bu tür eski oyuncakları orijinal biçimine uygun olarak onaran, eksik parçalarını tamamlayan fabrikalar ve atölyeler var. Bu kuruluşlar yüksek teknolojinin nimetlerinden yararlanarak oyuncağınızın eksik parçalarını orijinalleri gibi üretiyor, oyuncağın boya rengini tutturup boyayabiliyor, hatta orijinal parçalardan farksız görünmesi için eskitme yapıyorlar. Onarım yapan atölyelerin her biri, bir veya birkaç tür oyuncağın onarımında ustalaşmış. Yani biri döküm ve pilli oyuncaklar konusunda yoğunlaşırken, diğeri tahta ve kurşun askerler konusunda uzmanlaşıyor.
     
Kaynak: Milliyet - 24.10.2002
Yalvaç Ural
Google
Google



Reklam vermek için...