keyifli alışveriş. DEKOPAZAR
Dekorasyon
Pelican Hill'in en 'cool' evi
      Ünlü mimar Hakan Helvacıoğlu, çok ses getiren Pelican Hill Malikaneleri'nde Fiora adlı projesiyle yer alıyor. Helvacıoğlu, eski Amerikan residance'larının ruhunu taşıyan evinianlatırken, 'Bu ev başkalarına sahip olduklarını göstermekten çok kendisi için ev dekore eden insanlar için" diyor. Birbirinden ünlü 8 iç mimarın tasarladığı evlerden oluşan Pelican Hill Malikaneleri'nin en dikkat çeken projelerinden olan Fiora, Hakan Helvacıoğlu imzası taşıyor.
     
     Hakan Helvacıoğlu Fiora'yı dekore ederken, 'başkaları için değil kendisi için yaşamayı bilen insanları' düşünerek hareket ettiğini söylüyor. Geniş avlusu ve yüksek tavanlarıyla ilk girdiğiniz anda ihtişamıyla sizi çarpan malikane için Helvacıoğlu, "Moda için almış olmak, statü kanıtlamak için değil, gerçekten bunlara sahip olup, kendi için yaşamak isteyen bir aileydi bizim özümüz" diyor.
     
     Fiora'da yalın, görünmeyen mekânlar bile yaşayan aile için özel olarak tasarlanmış. O yüzden evin içinde gezerken evdeki tüm objelerin 'başkalarına göstermek için' değil, evde yaşayanların kendilerini tatmin amaçlı eve yerleştirdikleri hissine kapılıyorsunuz.
     
Bu proje teklifi nasıl geldi?
      Proje 1 yıl öncesine dayanıyor. Mimarların ön plana çıkaran bir proje ve onları onore ederek bir yandan da farklı bir kitleye hitap etmekti amaç. Çok kısa bir arayla 8 mimar seçilmiş ve böylece biraraya gelindi.
     
Projeye sıcak bakmanızın nedeni neydi?
      Türkiye'de yapılmış proje mantığından uzak olması. Daha global belirli bir eğitim düzeyindeki insanların severek isteyerek kültürlerini kendi yaşam sitillerine yaktın gelecek insanların alıp oturmaları. Sadece maddi olarak değil sitenin tamamını yurtdışında aradıkları fakat yaşam tarzı nedeniyle burada kaldıkları için yaşam tarzı nedeniyle kendilerine öz hissedebilecekleri bu şekilde oturabilecekleri bir yer olgusu olarak düşündük.
     
     Dolayısıyla bu belli bir kültürün üzerinde aile olarak iki çocuğu olan Türk çekirdek ailesi olan yurtdışında eğitim görmüş haliyle bir mimara içini dekore ettirebilecek ve bu binayı alabilecek kadar maddi seviyenin üzerinde olabilen, çok seyahat eden, sadece iş seyahati değil kültürel seyahat de yapabilen o olgunluğa, o kültüre erişmiş, her gittiği yerden bir parça kültür toplayıp onu evinde sergilemek isteyen dolayısıyla ailecek bazı şeyleri aşmış, vizyonu geniş, ufku geniş, evinde yaşamayı seven, evinde insanları ağırlamayı seven, evin her tarafında her noktasını hak ederek kullanabilen, sadece başkaları için değil kendisi için yaşamayı bilen.
     
'Başkası için değil, kendisi için ev yapanlara'
Peki bu mimarlar neye göre seçildi?
      Tam olarak neye göre biraraya getirildiğimizi bilmiyorum sezgilerim stillerimizin uygun olduğunu düşündükleri yönünde. 8 tane farklı tipte ev var. Hiçbirinin stili birbirine benzemiyor. Farklı mimari tiplerdeki villaları farklı stildeki mimarlara yaptırarak daha büyük kombinasyonlar üretmek, dolayısıyla farklı kitlelere hitap etmek adına seçildiğimizi düşünüyorum.
     
Evlerin planları nasıl seçildi. Her mimar istediği projeyi alabildi mi?
      İlk başta seçilenler şanslıydı. Ben de bunlardan biriydim. Stilimize göre binalar seçme özgürlüğüne sahiptik. Sonrakiler ne kaldıysa aralarında paylaştılar diyebiliriz.
     
Siz neye göre seçim yaptınız?
      Benim stilim neo - klasik ve eklektik olduğu için ben avlusu olan ve geniş tavanlı bir ev seçtim. Evi ilk gördüğümde aklımda bir şey vardı, bittiğinde de aynısı oldu. İç avlusu olan, iç bahçeleri olan alan olarak her noktayı kullanabileceğim, ne çok küçük ne çok büyük bir ev burası. Her türlü fonksiyona kapalı ve açık mekanlarıyla yardımcı olan bir yer. Geçişleri düzenlerken, standartlarını değiştirirken onu vurguladık.
     
     Bol davetin verildiği, ama küçük yada büyük davetlerin verilebildiği, samimi ama ebatları geniş, mimarisine baktığımız zaman mimari formasyonunun içini dışını dengelemek istedik. Bir şov evden ziyade gerçek bir ev olsun istedik. Kullanacakları havluya kadar hepsi dışarıda üretildi ve hepsi bu ev için yapıldı. Yalın, gürünmeyen mekanlar bile bir aile için özel olarak tasarlamış, evdeki tüm objeleri o ailenin başkalarına göstermek için değil, kendilerini tatmin amaçlı eve yerleştirdiklerini göreceksiniz.
     
'Burası yaşayan bir ev'
Yani aslında bu ihtişamlı görüntünün altında oldukça alçakgönüllü bir ev?
      Naturel bir ev oldu ama aynı zamanda iddialı. Ama iddiası kendi içinde, yani başkasına bir şey kanıtlamış olmak için değil.
     
Peki bu kadar karmaşadan nasıl bir düzen yarattınız?
      Evin içine bakınca karmakarışıktır, ama detaylara bakınca atmaya kıyamazsınız. Oymalı kartonpiyerler detaylı işçilikler durur ve siz bir beyaza boyayıp geçersiniz. Renkli aksesuarlar koyarsınız, renkli modern kumaşlarla rengârenk yerleşimlerle, aileden kalan eski antikalarla yeni alınanları karıştırıp bir mekan yaparsınız. Burası da öyle bir yer oldu. Çok fazla renk var, çok karışık malzeme var gibi görünüyor ama bu sizi yormuyor. O da benim sırrım.
     
Peki kullanılan renkler ve malzemeler nasıl?
      Ev açık renk, krem rengi bir ev olacak, yerler mermer, ahşaplar iddialı. Hani eski amerikan residance ları vardır, evin içine bakınca karmakarışıktır, ama detaylara bakınca atmaya kıyamazsınız, oymalı kartonpiyerler o işçilikler durur da bir beyaza boyayıp geçersiniz. Renkli oryantik aksesuvarlar koyarsınız, renkli modern kumaşlarla rengarenk yerleşimlerle, aileden kalan eski antikalarla yeni alınanları karıştırıp bir mekan yaparsınız. Bu evde de bu duyguyu vermek istedik. Yani bir mimar burayı almış, kendi stiline göre dekore etmişden çok daha uzak, burada gerçekten bu ailenin yaşıyor hissi. Yani birada bir aile yaşıyor ama şu anda dışarıdalar hissini uyandıracak. Gerçek, yaşayan bir ev. Bej mermerler, beyaz bordürler, işli ornamentli kapılar, ama hep beyaz hep krem, fakat düz - net - yalın değil, gerçek detayları olacak.
     
Odaların her biri birbirinden farklı görünüyor?
      Odalar birbirinden farklı oldu. Fıskıyeli havuzuyla ortadaki avluyu görüyor, şık ve kullanışlı bir mutfak, kristal avizesiyle tamamlanıyor. Ebeveyn taragı, banyosu, klozet bölümü hepsi iç içe ve orası ayrı bir suit oldu. Bir yerden geçerken diğer mekanların hepsini görebiliyorsunuz, fonksiyonları iyi çözülmüş, o kültüre sahip bir ailenin yaşayabileceği bir alan oldu burası.
     
Türkiye'nin en büyük projesi
      Hadımköy Mevkii'nde, Büyükçekmece Gölü ve Marmara Denizi manzaralı 2000 dönümlük bir arazi üzerinde kurulan Pelican Hill, özgün mimarisi ve yaşam alanlarıyla özel bir yaşam tarzı sunmayı hedefliyor. Bunun için özenle tasarlanmış en küçüğü 500, en büyüğü 1100 net metrekarelik 713 villadan oluşan Pelican Hill, Türkiye'nin en büyük ve temalı malikâne projesi olma özelliğini taşıyor. Amerikan, Akdeniz ve Anadolu mimarilerinin sentezinden oluşan villalar büyüklüğüne göre 980 ile 1.6 milyon dolardan satışa sunuluyor. Projenin ilk etabını oluşturan ve 161 malikânenin 90 adedi, VIP lansmanı bile gerçekleştirilmeden satıldı. Geçtiğimiz yıl 520 malikâne ile başlatılan projenin toplamda 713 malikânelik büyüklüğe ulaşması da Pelican Hill'e gösterilen ilginin bir yansıması. İlk etapta yer alan 8 farklı malikâne, Türkiye'nin en ünlü 8 mimarı Mahmut Anlar, Hülya Döşer, Hakan Helvacıoğlu, Dara Kırmızıtoprak, Hasan Mingü, Eren Talu, Mustafa Toner ve Eren Yorulmazer tarafından 8 farklı stilde dekore edildi.
     
Konsept Kaliforniya'dan, peyzaj İtalya'dan
      Pelican Hill projesinin mimari konsepti, dünyanın pek çok ülkesinde benzersiz projelere imza atan Kaliforniyalı RNM Architects tarafından yaratıldı. Projenin baş mimarlığı ise Robert F. Tyler tarafından yürütüyor. Türkiye'nin en özel, en büyük ve en lüks malikâneleri unvanının sahibi Pelican Hill'in peyzajını ise mükemmeliyetçiliği ile tanınan İtalyan Paolo Spaziani tarafından gerçekleştiriyor. Paolo Spaziani'nin gerçekleştireceği peyzaj, 4 mevsim dikkate alınarak oluşturuldu. Spaziani,Pelican Hill sakinlerine özel olarak gerçekleştirdiği peyzajı, malikâne sahiplerinin her mevsimin tadını doyasıya çıkarabilecekleri ve çok kendilerini çok özel hissedecekleri bir çalışma olarak özetliyor. Pelican Hill'de doğanın etkileyici gücünü kullanarak büyüleyici bir atmosfer yaratacağını ifade eden İtalyan sanatçı, peyzajın yeşilin bin bir tonuna kucak açan bir görüntü sergileyeceğini vurguluyor.
     
Mimarlık müzesi ?
      Pelican Hill'de 8 farklı stil ve büyüklükte ev bulunuyor: Lucca, Bonita, Venezia, Vincenza, Fontana, Fiora, Bologna ve Toscana ? Pelican Hill'deki farklı büyüklük ve özellikteki 8 malikânenin iç dekorasyonu ise Türkiye'nin 8 usta iç mimarına teslim edildi. Mahmut Anlar, Hülya Döşer, Hakan Helvacıoğlu, Dara Kırmızıtoprak, Hasan Mingü, Eren Talu, Mustafa Toner ve Eren Yorulmazer'den oluşan 8 mimar, birbirlerinin gerçekleştirdiği dekorasyonu görmeden, 8 malikâneyle Pelican Hill'i "Mimarlık Müzesi" ne çevirerek yaratıcılıklarının sınırlarını zorladı.
     
İstanbul'a Yakışan Bir Proje
      Pelican Hill ile Türkiye'nin en büyük, en lüks malikâne projesine imza atan KKG İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi Hüsamettin Kameroğlu, Pelican Hill projesi için Kaliforniya'daki konut projelerini bir ay boyunca yerinde incelediklerini ve mükemmeli yakalamak için bu evlerin sunduğu yaşam biçimlerini de analiz ettiklerini belirtti. "Dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan İstanbul'a yakışan bir proje amacıyla yola çıktık" diyen Kameroğlu, Pelican Hill ile İstanbul içinde başka bir dünya yaratmayı hedeflediklerini söyledi.
     
     Kemeroğlu, konu hakkındaki açıklamalarını şöyle sürdürdü: "İstanbul çok özel bir şehir ve böyle bir şehir çok özel projeleri hak ediyor. İstanbul'a yakışır bir projeye imza atmak için üzerinde aylarca çalıştığımız, özenle tasarladığımız Pelican Hill bizim gözbebeğimiz. Çok iddialı bir hedefle yola çıktık. İddiamız, İstanbul içinde masallarda bile göremeyeceğiniz bir lüks ve kalite anlayışı ile başka bir dünya yaratmaktı. Tüm çizgimizi buna göre belirledik ve hiçbir koşulda bundan taviz vermedik. Bugün tamamlanan 8 malikânemiz bunun hayal olmadığını gösteriyor.
     
     Pelican Hill Türkiye sınırlarında ama Türkiye sınırlarını çok zorlayan enternasyonal bir proje.Yeni bir yaşam tarzını daha önce küçük ölçeklerde yapılmış bir tarzı çok ince eleyip sıkı dokuyarak eksikleri giderilmiş, daha yenileştirilmiş, günümüze daha adapte edilmiş şekilde vitrine çıkaran bir proje. Pelican Hill projesi içerisinde yer alan konaklar gerek mimari yapısı, gerek konumu, gerekse peyzajıyla İstanbul'un içinde ayrı bir dünya yarattı. İstanbul ve Türkiye'nin böyle bir projeye ihtiyacı vardı. KKG olarak biz bu ihtiyacı karşıladık.
     
Kaynak: Milliyet
Google
Google



Reklam vermek için...